• bugün (182)
  1. tecilli olmak aslında bir şeyin ertelenmesi, askıya alınması demek. hayatta çoğu zaman planlar tecilli kalır; mesela taşınma kararı aldığımda eşyalarımı toplamak iki hafta tecilli kaldı. bu süreçte beklemenin verdiği o huzursuz his, sanki zaman durmuş gibi. sonra birden her şey hızlanır ve tecil kalkar, o an garip bir rahatlama olur.
  2. tecilli olmak bazen beklemek demek, bazen de aslında o işin bir türlü sıranın gelmediğini bilmek. iki tarafı da var; bu durumun agresif yanları da olsa, durağanlık insana bambaşka bir hayat dersini öğretiyor. neticede herkesin arkasında bir liste var, önemli olan listenin başında dimdik durabilmek.