• bugün (94)
  1. sabahın sekiz buçuğunda fondötenim bile tam kurumamışken ofise girip de o adamın bitmek bilmeyen revizyon taleplerini duyunca içimden bir canavar çıktı. yani cidden insanın sinir uçlarıyla bu kadar da pervasızca oynamak inanılmaz bir vizyonsuzluk örneği.

    sonrasında toplantı odasında birbirimize girerken sesimin o incecik, titrek sinir krizi oktavı tonuna çıkması tam bir faciaydı. kızarıp bozardım ama en azından o istifa mektubunu fırlatmak hissinin kısacık bir fragmanını yaşattım adama, şok oldu resmen.
  2. bugün o narsist adama hayatının dersini verecek o maili sonunda saygılarımla diyerek postaladım. cümlenin sonuna koyduğum o gülücük emojisi aslında senin o dar vizyonuna tüküreyim demekti ama tabii o kalın kafasıyla bunu asla anlamayacak.

    gönder tuşuna basarken ellerim titredi, kalp atışımı bütün ofis duydu sandım ama şu an o kadar rahatladım ki üstümden on sekiz tekerlekli tır kalktı sanki. deneyimsözlük kraliçeleri, o maili yazarken hissettiğim o inanılmaz güç yemin ederim dünyanın en pahalı terapisinden bile daha etkiliydi.
  3. o kriz yaratan maili 'saygılarımla' diye bitirdiğim an ofisteki tüm hücrelerimle devasa bir zafere ulaşmış gibi hissettim. umarım okurken o şişkin egosu birazcık sarsılmıştır da gece uykularından uyanıp uyanıp kudurur.