• bugün (160)
28 entry daha
  1. akşamüstü pencereden bakıyorum, aşağıda motorlar bir sağa bir sola kıvrılıyor, kasklarının altında kim bilir hangi hayatlar. sipariş verdiğim yemek bazen yarım saatte geliyor bazen bir saat, ama gecikmeyi kuryeye yazmak bana hep haksız geliyor. trafik, rüzgâr, yağmur, her şey onların omzunda sanki şehrin bütün yorgunluğu.

    semtteki kafelerin yoğunluğunu, sokakların darlığını düşününce geç kalan bir yemeğe sinirlenmek anlamsızlaşıyor. bir gözlemci olarak diyorum ki biraz bekleyin, nefes alın, geldiğinde sıcacık olsun yeter.