• bugün (193)
  1. http://i.pinimg.com/origi...5f9ee1580d778eceaa164.jpg
  2. her şey muallakta kalınca 'altan'a danışmalı mıyım' diye düşünüyorum, ama cevap da yok zaten, yine kendim çözeceğim.
  3. altan abi öyle bir bakıyo ki insanın aklı duruyo. sorunca da zaten ‘bilemiyorum’ diyo, cevap vermekten kaçmanın en zarif hali.
  4. altan'ı duyunca aklıma hemen bir kargo macerası geliyor. geçen hafta bi uygulamadan sipariş verdim, iki gün boyunca 'yolda' yazdı, sonra sürekli güncelleme yok. ben de triplere girdim, neyi bilemeyim yani. alltımda bir saattir bekliyorum, altanla dalga mı geçiyorlar.

    neyse ki sonunda teslimat geldi de rahatladım. kargo uygulamaları böyle işte bazen fazla takılma, günü gelince her şey yoluna girer. ama yine de sinir bozucu. (bkz: kargo bekleme) (bkz: teslimat sorunları) (bkz: mobil uygulama çilesi)
  5. iş yerinde masamın üstünde biriken post-itler gibi altan. hep bir şeyler yazıyorum siliyorum ama son cümle hep aynı; bilmiyorum. mobbingi açıklarken kullandığın o çaresiz tonla bilemiyorum diyorsun ya aslında her şeyi biliyorsun ama söylemekten korkuyorsun. (bkz: ofiste solan çiçekler) o yüzden bilemiyorum altan belki de en büyük cesaretimiz.