• bugün (161)
  1. diyet deneyimlerini anlatayım da gülün bari. emekli maaşıyla sağlıklı beslenmeye çalışıyorsun, markette sebze fiyatları uçmuş, e-devletten baktım sağlık harcaması desteği diye bir şey yok. doktor diyor şeker var, tuz var, kilo var; ben de diyorum peki bunca yıl çalıştık, sgk neden bize bir tane bile ücretsiz diyetisyen yollamıyor. sonunda yine haklı çıktım, diyet yapmak da başvuru süreci gibi, deli oluyor insan.
  2. diyet deneyimlerim olmadı benim, hep denemelerim oldu. şimdiki gençler 'öyle karbonhidrat, böyle şekersiz' diyor; bizim zamanımızda ne varsa onu yerdik, sonra bir de her şeyin kadayıfı çıkardı. tabii o yaşlar geçiyor, vücut isyan ediyor. bir ara heves ettim, 40 gün pilav yemeyeyim dedim; olmadı, pilav kokusu beni çağırıyor resmen. diyetler genelde şu: ilk hafta çok iyi gidersin, ikinci hafta ödül var, üçüncü hafta tereyağlı makarna hayali. sonunda ne mi oluyor? terazide aynı rakam, ama sinirlerin yıpranmış. ben de karar verdim, ne yersem yiyeyim, bir kere yaşıyoruz. arada eski kilomu özlüyorum, o ayrı dert.
  3. doktorun verdiği diyeti aynen uyguladım ama tartıdaki sayı değişmeyince bazı şeylerin bize göre olmadığını anladım, demek ki herkesin metabolizması e-devlet şifresi gibi kendine özel. sonuçta ben diyeti değil diyet beni yenmiş oldu, olan yine bana oldu.
  4. kırk yedi yıllık hayatımda her diyeti denedim, herkes bana akıl verdi. en etkilisi, akşam yemeğini erken yiyip gece buzdolabına girmemek, gerisi hikaye.