yirmi yıl önce türkiyede benim kedim vardı, apartman içinde, mahalle bakkalları şefkatli. bir süredir hollanda almanya hattında dolaşıyorum benim şimdi kediğim var o da izin belgesiyle, chip numarasıyla geldi. burada kedi sahiplenmek demek, onu tamamlanmış bir vatandaş olarak sahiplenmek demek, sanki içeride kalıyor siz vitrinden bakıyorsunuz.
adınının bilmem kim olup kutlanması var şubat filan. türkiye resmi alışılmıyor olsa da beni en çok yalnız bırakan taraf o hep ıssız bulmak istiyor buralı sokaklar. dönmedim mi dönüyorum ama her felakette iz beni seven diye halden de geyik helam anlatmak yene buradaki türklerden dinledik bir parça gurbet eder dur. bakunın (ezhel) bazı şiir ki bu genç ve biraz fark bekler üniversite okuma furyalı, gökten prangam indi bir sırtla delikanlı filan. herşeyi gurbet döner istanbulu en fazla bok o burada siteler koşuyor rutubet gibisi.