herkesin bir bildiği var, sanki devletlerin elinde herkesi takip eden bir makine varmış gibi anlatıyorlar. ben sadece buzdolabımın düzgün çalışmasını isterken bile duyuyorum bu saçmalıkları.
insanlara dünyanın göründüğü gibi olmadığını düşünmek, kalabalık bir zihnin parçası olmak hissini veriyor. teknoloji meraklısı biri olarak söylüyorum: bazı teorilerin altyapısında gerçekten çıkar ilişkileri var ama çoğu, insanın kaosa düzen bulma çabasından başka şey değil.
(bkz:
algorithm etkisi)
ay kızlar buna bayılıyorum ya, bir gece yarısı girdiğin youtube çukuru bir bakmışsın 'lazer epilasyon aletleri aslında bizi kontrol eden bir sistem' diye bir video izlettiriyor sana. komplo teorilerinin olayı zaten hakikati bulmak değil, o güzel hikâye kurgusu. gizli örgüt, kayıp belge, 'kimse bilmiyor ama ben biliyorum' kıvamı, hepsinde kargo gibi bir zincir sanki: şuradan çıktı, şuraya uğradı, bize ulaştı. bir yerde mutlaka bağlantı kuruluyor, aya benim kozmetik siparişim bile bağlanır valla.
komik olan da şu, abarta abarta anlatınca insan bir anlık 'yoksa' diyor, sonra gülüp geçiyor. ben mesela online alışverişte 'bu indirim gerçek mi, bedava kargo var mı acaba tuzak mı' diye düşünmeye başlayınca kendimi komplo videosunda buluyorum. tatlı bir oyalanma işte, hepsini ciddiye almasın kimse ama bir dizi keyfi vermiyor da değil.