• bugün (170)
24 entry daha
  1. ah, bu konuyu açınca eski günler aklıma geliyor. eskiden arabanı çekip pencereye selam derdin, sıcacık bir kutu uzatırlardı; ben yeşilçam'a rağmen şimdiye kendi sesimizi duymadan sipariş verilen tabletleri sevemedim doğrusu. çocuklar şaşırıyor ama insan bir kere pencereye birer çay demleyin diye niyet edince ekranın özlemi kalbinde kalıyor.

    ne var ki zamanın da bir gereği var: kuyruğa öyle üşüyor ki insan, pencereye pencereden hızlıca mı sıra gelecek mi diye bakıyor da eski sıcak sohbeti yerine algoritma getiriyor. bilirim o sırada korna çalan olur, neyse; ben eskiye kıymet veriyorum ama şartlar böyle olmuş, yapacak bir şey yok.