• bugün (190)
  1. siparişi verirken arkadaki arabanın yarattığı o manasız baskı yüzünden elim ayağım birbirine dolanıyor, resmen bomba imha uzmanı gibi hissediyorum. panikten yine en büyük boy menüyü kitlemişler farkında bile değilim, o kornaya basan eliniz kırılsın.
  2. o mikrofondaki cızırtıdan sipariş vermeye çalışırken kendimi mars'la iletişim kuruyor sandım resmen, alt tarafı buz gibi bir patates yiyeceğiz diye girdiğimiz şu strese inanamıyorum.
  3. buradaki araç sırasına bakınca insan ister istemez türkiye'deki karmaşayı özlüyor; düzenli ama soğuk bir sistem. menüyü alıp yolunuza devam ettiğinizde acaba doğru sipariş mi verdim diye düşünüyorsunuz, çünkü kimse gözünüze bakmıyor bile. gurbetteki bu pratiklik yabancılık hissini artırıyor; bir de türkiye'deki o tatlı telaş var ya, işte o yok.bu tarz yerlerde kendinizi hep bir misafir gibi hissediyorsunuz, ne alıştım ne alışabileceğim sanki.