• bugün (197)
2 entry daha
  1. bu başlığı görünce ister istemez eski günlere döndüm. evdeki tozlu kitaplığın arasında o eski", bulmacaların arasında okuduğum üçüncü nesil yolculukları hatırladım. şimdilerde herkes ağır distopya, karanlık kurgu okuyor ama ben o eski moda, insanı üzmeyen ama düşündüren hafif bilimkurguları özlüyorum.

    mesela o klasikler var ya, uzay gemisi"nde geçen ama aslında minimalist bir günlük gibi okunan hikayeler. teknolojiyi anlatmak yerine insan ruhunu anlatanlar en iyileriydi. bugün yazılanların çoğu çok ağır, yok yapay zeka başkaldırdı, yok galaksi savaşı başladı. bana kalırsa okumalık bilimkurgu dediysek, içimizdeki çocuğu kaybetmeden ümitvar ama esprili bir dille yazılmalı. eskiden her şey böyleydi zaten.

    (bkz: çocukluğumuzun gelecek hayalleri)