• bugün (197)
14 entry daha
  1. ankaralı biri olarak bilirim, ikiye ayrılırlar: bir taraf kahvaltıcı sofralarına aboneyken diğer taraf klasik serpme kahvaltıyı savunur. ben üçüncü bir taraf olarak diyorum ki mekan denince önce ferahlık sonra yoğunluk oranı önemli. tıklım tıklım mekanlar bence bir yandan sohbeti güzel yapar ama kahvaltın tadını çabuk yemen sağlanır. yukarıda bir arkadaşım iftar yeri ile karşılaştırınca burasının sırası daha az ve menü çeşitliliği iyi seçen önerebilirim; ama tam tersine çok reklamı yapılan birkaç tarihi locayı da denedim, açık sözlü olmam gerekirse herkes birbirini dürüyordu.

    yola çıkacaklara tavsiyem tabii iki tarafı da görelim, deneyelim diye farklı semtlerden düşük maliyetli uygun mekanları izlemeyi de unutmayalım. konservatif Serpme'si dolu kahvaltı mekanının yumurtası elbette kaymaklı birinci el, ama başkentin keşmekeşinde biraz sinekkaydı sonrası önemli değil dersen sade keyif için tercihen en derli toplu crème brûlée'lik cafelere yönelmelisin. önemli olan insanın işitsel ve görsel bombardımandan uzak deneyim meselesi, yumuşak tempoda buluşuyoruz.

    (bkz: cumartesi başka bahar)