• bugün (194)
  1. eski günlerde uçağa binmek başlı başına bir ritüeldi, hosteslerin gülümsemesi bile biletin içinde saklıydı. şimdi pegasus'a biniyorsun, her şeyin ayrı ücretlendirildiği bir çağda elinde su şişesiyle uçağa binememenin hüznünü yaşıyorsun. şöyle düşünüyorum da fiyatlar gerçekten düşükse herhalde insanı da öyle düşük profilli hissettiriyor bu durum.

    her ekstra hizmet bambaşka bir pazarlık konusu oluyor; bu, eski esnaf pazarlığındaki o samimi diyaloğu aratıyor doğrusu. uçakta sandviç için kredi kartı okutmak bambaşka bir modern zaman melodramı.

    bu tarz durumlarda tek tesellim var: gideceğin yere ucuza varmak. ama bu da amma soğuk bir konfor anlayışı canım, eskiden olsa bari cam kenarına oturturlardı insanı ikramla falan.
    (şu ahir zamanda harbiden eski hava yollarını özlemişiz). Ah şu eski günler bir gelse.

    (bkz: her şey eski güzel günlerde güzeldi)