• bugün (183)
18 entry daha
  1. geceleri şehir bir tuhaf oluyor, herkes uyurken sanki bir tek ben penceredeyim. karşı apartmanın bir dairesinde tam üç gecedir ışık yanıyor; merak ediyorum, belki orada da birileri uykusuzdur, belki benim gibi sayıklar durur. ilaçlara başvurmadım, öyle köklü çözümlerden çok eski bir adapte alışkanlığı, yatak değiştireli iki yıl oldu ama yine de ilk geceki yabancılık hissi biraz üzerimde.

    bu aralar evin sessizliği bile yetmiyor, sanki duvarların içinden gelen bir uğultu var. gözlerimi kapatınca gün içinde geçmediğim sokaklar geçiyor önümden, vapurun sesi, bir kaldırım, bakkaldaki amcanın gülümsemesi. şehre dair küçük parçalar birleşip kırkyama bir uyku haline geliyor ama bir türlü zıpzıp geçmiyor o uyku. balkonda bir kokonun açmasını bile seyrettiğim oldu; onca yavaşlığa rağmen bana hızla geçen zamandan bahsetmedi kimse.
  2. bu memlekette uyumak da mı devlet işi oldu diye düşünüyorum, gece gözlerimi kapattığımda sıcak basıyor, tarifeli uyku sistemim yok oldu gitti. eskiden faturaya bakar uyurdum, şimdi uyumak için sağlık bakanlığından randevu almam gerekecek sanki. demek ki her işin bir kuralı var, uykusuzluğun da kendine göre bir bürokrasisi!