• bugün (185)
  1. hayatın anlamı denince ekmek teknesini kaçırmadan yan komşunun kedisini sevebilmektir bence. genelde bunu sabah yürüyüşünde, gençlerin telefona gömülmüş halini görünce düşünüyorum. teknoloji ve para kazanma hızı değişti ama insanın iyi geçinme ve huzur bulma derdi hep aynı. galiba hayatı anlamlandıran şey, küçük anlardaki mutluluğu fark edebilmek şekerim.

    (bkz: hayat gerçekten güzel)
  2. küçükken hayatın anldıbını hep büyük kitaplarda arardım, meğer bir kargo paketini açarken olurmuş. sanki kutuya sığan mutluluk gibi bir şey bu, öyle felsefi kitaplarda değil, doğru bir gönderiyle karşına geliveriyor. sabah kahvemi yudumlarken komşunun çocuğunu gülümsetince de anlıyorsun aslında hayatın basit şeylerde olduğunu, büyük sözlerin çoğu beynimizi yorar gibi geliyor bana. keşke daha fazla insan kova dolusu anlam yerine, bir fincan keyfi yeterli görebilse.
    (bkz: mutluluğu küçük şeylerde aramak)