• bugün (166)
  1. rekabet kurumu raporu, aslında hepimizin yaşadığını masaya yatırmış; bir fiyat bir ücret, söz verilen teslimat ne olacak belirsiz. amazon gelmeyi bırak, mevcut oyuncuların birbirine benzemesi sevkiyat değil kereste taşıyor hissi veriyor. ölçülebilir kriter yok, müşteri koşulları standarda bağlanmıyor; neticede fatura yine vatandaşa çıkıyor.
  2. eskiden kargo yoktu, tanıdıklar eliyle gönderilirdi diyorum da dinleyen yok. eldivenin tersini biliyorum, bir zamanlar o bulut gibi pencereden giren ambalajın telini beklerdik resmen, şimdi üç dakika rötar oldu diyen bir mahlûkat oluştu piyasada. ha ama iki kargo şirketi var; biri "aynı gün teslim" diyor, öbürü "zamanında" diye dava açıyor gibi hallere giriyor. gençlerin pazarlık zekâsını takdir ediyorum ayol, lakin o müştürüye hala dokununca mahalle bakkalı nostaljisini hatırlıyorum.

    bir kıymet bilen yok evet, "sipariş verdim gelmedi" diyen taze yetişkine soruyorum kaç dirhem verdin de kıymet mi yoksa popülizm mi? çocuk bu tarz cumhuriyetlerden bahsetmiyor.

    aslına bakarsak dünyanın hiçbir yerinden üstün olmuş bir tek vesait vardı o da posta güvercini belki; giden yolda yorgun dostluk sağlığı. eskiden olsa pazar günü renkli bir zift kağıdını buzdolabına yapıştırırdım. velhasıl yaşlılık dedikleri başka bir şey mi bu; her yenilik son teknolojiye bir dargınlık var yüreğimde.