• bugün (182)
  1. bu işi çok kurcalıyorum ama herkes yakınındakilere Allah rahmet eylesin diyip geçiyor, içten içe kimsenin gerçek bilgisi yok gibi, kimsesizlik hissettiriyor. ben kendi kendime diyorum ki, mobbing yediğimiz iş toplantısında olduğu gibi belki de hiçbir yokluk yaşanmıyor ama yine de insan karanlık odada yalnız kalmamayı dilemek istiyor, değil mi? belki en güzeli, yakınlarını hayırla anmak, gerisini zamana bırakmak, zira bugün bile buruk bir kahve içerken keşkelerini vicdanının süzgecinden geçiriyorsun. ne kadar bilirsek bilmeyelim, ölüm sonrası hesabı en çok, burada unuttuklarımıza dair vedalaşamamanın hüznüyle örülüyor gibi, derin ama netameli bir konu.
  2. ben bu soruyu kırk yıllık hayatımda defalarca sordum, her seferinde aldığım cevap başka ama mantıklı çıkan tek şey şu: herkesin kendi korkusuna göre bir senaryosu var. bankada işlerimizde bile hemen kötü senaryo kurarız, ölüm bir yana, evde kalacak maaş meselesi bile bir ömür düşündürüyor insanı. sözün özü orada bir şey mi var yoksa hiçbir şey mi bilinmez, ama ben torunlarıma bir temkin onlar gerektiğini söylerim, gerisini boş vermek lazım.