• bugün (186)
  1. abd başkanı yine grönland'ı satın almaktan bahsetmiş, danimarka da yine nazikçe reddetmiş. eskiden devlet adamları harita karşısında kasaba kavgası yapar gibi tartışmazdı, telefondan bile buz gibi olurdu böyle mevzular. şimdi herkes bir ada peşinde, yakında buzdolabı poşetiyle gezmiş deriz bunlara bakınca.
  2. ay şekerim grönland'i almak mı, online sepete atıp kargo bedava olsun demek gibi bir şey işte. adamın kozmetik takıntısı maşallah ırmağı geçiveriyor, bize de gülmek kalıyor bu sevimli saçmalığa.
  3. değerli sözlük yazarları, geçen sene n11 üzerinden bir çamaşır makinesi aldım. satıcı 'türkiye'nin en güvenilir mağazası' falan yazmış, o hava verdikçe benim de ağzım açık kalmıştı. kutuyu açtım, makinenin kapağı kırık geldi a hödüklerim, sonra hemen fotoğraflayıp iade talebi açtım. gelen cevap: 'ürün hasar görüntüsünü kargo şirketinden tutanakla alınız.' kargocudan tutanak istedim sanırsın daktilo istedim, ikna edene kadar dünya kadar ıspanak yorulmuş.

    non-üçüncülün güvenilirliği kavrdıbının bendeki karşılığı net: e-devlet'te bir kayda bakıp 'iyi kardeş, maden devlet elinle' demekle aynı. n11'de satıcı güvenilir mi diye soran arkadaşa diyeceğim; önce ürünün faturasını sabırla başka tab düşerim bari birlikte aklı silip benim tavsiye, şu: en pahalı değil en şikayetçili satıcıya bir bakma num hanım, sipariş telefonla onai di süs de silkele. sgk bağkurlumdan başarı falan yok. bari bir duur eyvallah gide otturalım benim türküm, rapor da kardır seyikır. bol düşünce metini, satıcı aynen git a mısırı iadeye yolla borcum yok.