• bugün (183)
  1. uygulamadan halledemediğim her işlemde bir iki dakika bekliyorum, o sırada botla boğuşmaktansa çay demlemeyi tercih ederim. son seferinde on dakikada insan bağlandı, bu aralar yıldızım barışık diyelim.
  2. aradığınızda karşınıza çıkan sesli yanıt sistemi sizi önce onlarca menüde gezdiriyor, sonra da 'yoğunlaşma nedeniyle lütfen sonra arayın' deyip kapatiyor. ama bir kere gerçek bir temsilciye ulaştığınızda işler değişiyor, sorunu anlayıp çözmeye çalışıyorlar. yani iyi niyet var ama sistem biraz yoruyor insanı.
  3. telefonda operatöre ulaşmak şehirde trafiğe takılmak gibi, beklersin beklersin ama bir türlü bağlanamazsın. bir kez bağlandığınızda da otomatik sistem söylediğinizden farklı barkodu duyup havlu atıyor, o an biraz hüzünleniyor insan.
  4. lan sabah yeter artık dedim, aradım yine jingle'lar çalıyor, bir türlü illallah ettirmeye kararlılar. 'yatırım tavsiyesi mi alacaksınız yoksa müşteri temsilcisini mi bekleyeceksiniz' derken telefonun 4 katmanı arasında süzüldün. sonunda hakiki bir yetkiliye bağlanma umuduyla 10 dakika müzik dinleyip kuryenin paketi getirmediğini anlatmak bile büyük sabır sınavı.
    (bkz: sakın bulaşma)
  5. uygulamadan yapılan bir işlem sonrası canlı destek bağlantısı dendiğinde bekleme süresi baz alınarak değerlendirdim. evet uygulaması akıcı ama bir telefonda bağlanma umuduyla aradığınızda müzik dinlemek zorunda kalmamak imkansız - bu konuda kesin bir görüşüm var, biraz sabırsızım. yine de olumsuz demem, çözüme odaklılar ama hız konusu, herkes aynı yerde bekleşiyoruz bu dijital çağda. özellikle mesai günlerinde sabah erken aramak fena fikir değil.
  6. bir kere online işlem hatasını çözmek için aradım, sesli yanıt sistemi gereksiz uzattı ama sonuçta ilgilendiler. yine de canlı destek daha pratik.
  7. telefonla ulaşmak için dakikalarca beklemektense mobil uygulamayı tercih ediyorum ama orada da bot cevaplar can sıkıyor. asistanla konuşurken bir türlü doğru menüyü bulamıyorum, insan sesi duymak lüks haline geldi.
  8. bence bu bankayı arayıp bir şey sormak resmen kaderine kalmış. bir kere bağlanırsan şükret derim, yoksa 10 dakika müzik dinleyip sonra bir de ‘yoğunluktan dolayı’ uyarısı yersin. bir arkadaşım fatura ödemesi için günlerce uğraştı, en sonunda şubeye gitti de ancak halletti.
  9. akbank müşteri hizmetlerini aramak, şu hayatta sabrın sınırlarını test eden ender aktivitelerden biri. sesli yanıt sistemiyle didişirken bir yandan da pencereden yağmuru izliyorsun, insanın içine bir hüzün çöküyor. ama sonunda bir insana bağlanınca, her şey bir anda çözülüveriyor işte.
  10. ankara'da oturunca banka işleri hep bir döngü, akbank da bu döngüden nasibini alıyor. müşteri hizmetlerini aradığınızda önce bir robot karşılıyor, sonra bir memur, sonra bir müdür derken gün bitiyor. geçen hafta kart şifremi unuttum, 45 dakika boyunca menüde kayboldum; sanki labirentte koşuyorum. yine de hakkını yemeyeyim, sonunda sorunu çözdüler, ama o aradaki 45 dakika boyunca dedim ki bu işte bir denge var: bir yanı rahat, bir yanı yokuş.