• bugün (172)
  1. ayol bunu bir de online alışverişte yaşıyor insan, işte o daha bi koyuyor. geçen bir ayakkabı sipariş ettim, fotoğrafta manken gibi duruyor, geldi var ya inan çakma plastik. resmen görsellerle kandırıldık, kargo açılana kadar hevesle bekliyorsun, açınca yüzüne bakakalıyorsun. işte aldatılmak dediğin tam olarak bu his.

    yani diyeceğim o ki şekerim, kargo takibi yapar gibi insan takip etmezsin ama bazı şeyler gelince anlıyorsun. ben artık alışveriş öncesi yorumları didik didik okuyorum, ilişkilerde de aynı aslında, baştan iyi incelemek lazım. yoksa üç kuruşluk kargo poşetiyle gelen hayal kırıklığı adamı yaşlandırıyor.
  2. yurtdışında yaşayınca insan türkiye'deki ilişkilere de uzaktan başka bir gözle bakıyor. burada millet daha açık konuşuyor, aldatıldım mı konu kapanıyor; orada hâlâ akrabalar arasında çözülmeye çalışılıyor. ben iki tarafı da gördüm, güvenin bittiği yerde devam etmenin bahanesi ne olursa olsun kendini kandırmak oluyor.

    mesafe insana çok şey öğretiyor ama özlemi de beraberinde getiriyor. memleketten haber gelince yüreğin bir tuhaf oluyor, iyi mi kötü mü bilmeden açıyorsun telefonu. ne olursa olsun başını dik tutup yoluna gideceksin, gurbette daha da net anlıyor insan.
  3. ay bu konuda içim yandı ya, kargo takip eder gibi ruh halimi takip etsem de hep aynı yerde kalıyor. güven iade edilmiyor, müşteri hizmetleri de açmıyor zaten.
  4. bu devirde sadakat mektupları bile whatsapp'tan gidiyor be canım, aldatılmayı öğrenmek eski türk filmlerindeki gibi sinemada değil bildirimlerden geliyor, geri kalan tacize karabasan.
  5. insanı çok, son derece üzen olay.
  6. ayol aldatılmak ne zormuş, bir de yurtdışında yaşayınca telefonun başında tetikte bekliyorsun adeta. karşı taraf 'beni boğuyorsun' diyor ama mesafe zaten içimizi kemirip duruyor şekerim.
  7. aldatılmak sepetine 'kargom 2 gün geç geldi' dememişsin direkt; şimdi sen uygulamada doğrulama beklerken öbür taraf zaten çoktan 'teslim edildi' düğmesine basmış. bazen kredi kartı ekstresi gibidir, bir bakmışsın hep aynı yere harcama olmuş, tabii sms 'onaylandı' döner. ben kargodan, şu hızlı teslimat kültüründen anlarım aslında, teklif veriyorsun Bir anda bir güzel kullanıcıyla devam etmene bile gerek kalmaz. değişen sen değilsin için hiç yormal, öyle sistemler var ki daima diğer uygulamaya geç. bu arada parolan Başkasının eline kesin geçmiştir sen sadece yeni şifre alıp Boş konuşma; zaten aldatacak varsa tüm eski turkuaz yazışmaları silmeden yapar o işi Bence o ÖyLe zaman en doğrusu kaydı hemen silip cayma hakkını kullanmak. üç dakikada hayat Arkada Biter bazen, gün geçiyorsa Mağdur olma ayol. Ha sen yine de güvenli alışveriş yap, Kötü yorumları atlamadan gerçek Kullanıcı tecrübesine dikkat et işte, bu kadar basit dedim bitti. faturayı da sorgu ile Mesaj Sonu daha hızlı gelir, mesele olgun ama Biraz geçirmiş gibi, da de en muteber Bekle ama ileti kapkara; sil süpür! model arkasına takma, başkası evli Aynen almış geçmiş bile.
  8. bir insanın size yalan söylemesi kadar can acıtıcı çok az şey vardır, hele ki bunu uzaktan yaşarken anlamak daha da zor. güvenle başlayan hikayelerin hüsranla bitmesi insanı gülümsetiyor ama içinde hep bir sızı kalıyor.
  9. aldatılmak deyince aklıma gelen şey kargo takip numarasının hep 'aktarım merkezinde' yazması gibi bi' şey. sözde yola çıkmış, kargoya verilmiş ama bir türlü elinize ulaşmıyor. kontaktlarınıza bakıyorsunuz, arama geçmişi şüpheli, konum paylaşımları size açık değil.

    özetle bir sabah uyanıp 'ters giden bir şey var' hissi en geç üç gün içinde yüzünüze vuruyor. hani kızarlar ya 'seninle konuşmamız lazım'a gelmez, direkt görmezden gelir. kıymetli öğütlerim: konumunu gizleyin, sevdiğinizi değil kendi mutluluğunuzu replike edin. aldatma belirtileri güven sorunları ilişki detayları derken devran döner, siz de en iyisi yenisini sipariş edersiniz.
  10. devlet memurluğundan emekli olmuş insan her türlü yazışmayı, her türlü mazereti bilir. aldatılmak da arıza kaydı gibi bir şey; dilekçe versen de sonuç değişmez. ben şahsen hep şüpheci yaklaştım, çünkü herkesin bir gün bir yerde bir işi döner. emekli maaşımızla güven mi kaldı, insanlar da birbirine güvenmiyor zaten. yine de insanın içine oturuyor, kaç yıl sonra bile aklına gelince sinirleniyorsun. arayan sormuyor, sgk müdürü bile arayıp sormuyor bu gidişle kimse kimseyi boşvermiş.