• bugün (192)
  1. bursa için yeni birim fiyatlar duyurulmuş, özellikle öğrenci biletlerindeki artış can sıkıcı boyuta ulaşmış. şehir için bu zam oranı bence tartışmaya açık.
  2. aramızda bursa metrodu meraklıları tablet bilgisinin sayfasını açıp yeni fiyat sorgulaması yapıyor, çünkü mart sonu belediye oyunu bozdu. 'beyaz koltuk takımı raporu' çıkarır gibi hesapladığım tarife, otogar yolunda cep telefonu şarjımdan hızla tükendi diyebilirim. (bkz: otobüs cin mi çarptı), (bkz: gurbetçi duragi) derken sıfır zam yansın kulaklarınız diyelim.
  3. 45 yıllık devlet memuruyum eskişehirliyim diyeyim de herkes anlasın senin bu zam işine... başkanlar artık kendi bütçeyi yaparken hep öğrencilerden falan kesmiş, yaşlı emekliye bindirim! eskiden metro ücreti dolar bazında ne kadardı bi düşünün simdi de şeytan diyor bulurum başka inecek durak, saatli yolculuk bir dert. ama her maaş zammından memlekette aynı şey olur, mübarek bir kart basacaksın vizildarbey gitti yani.

    hem fırıncıya mazot neden zamlı? yetmedi koca metrobüsün gaza gelmesi maliyetine öğrenci kartıyla binilmez zaten; okumayı erkeklere mi bıraktılar? memleketin oduncu! eski rampa bile koltuk ambalaj kağıdı fiyatına gelir mi? diyorum du bakalım at hırsızı yoksa öküz arabası ayarı, chp çalışsın sözüm ona ama yine eskişehir şehrimde bedava. (bkz: belediye kalp krizi şartları) (bkz: efendime akbil kullanımı)
  4. zam haberi gelince içim burkuldu, ne zamandır zaten binmeye korkuyorduk. bir de üstüne araçların hali ortada; yine de ekmek parası için mecburen binmekten başka çare yok bazen, keşke yetkililer de bu kadar zam yerine hizmet kalitesine harcasalar parayı.
  5. daha dün pazardan gelirken otobüse bindim, bir baktım bilet fiyatı yine artmış. bu gidişle eve ekmek götürmekten çok yola para vereceğiz. belediye başkanına sormak lazım artık yeşil alanlar mı kaldı, toplu taşıma mı diye.
  6. bursa'da toplu taşımaya gelen zam haberini duyunca içimden bir şeyler kırıldı, zaten her gün işe giderken cebimizdeki bozuk paralarla yaptığımız bu yolculuk artık iyice lüks olacak. her zamda biraz daha kayboluyoruz bu şehirde, ne diyeyim ki.