-
çocuk yapmak dediğin öyle kolay değil. önce bir sürü evrak, sonra sağlık karnesi, sonra doğum parası için sgk aramak. üstüne nüfus müdürlüğünden kimlik çıkarmicam işte? doğum belgesini ben almasam kızımın okul kaydını yapamayacakti. belli ki hayat bu işleri yavaşlatmak için varmış. her şey devem mi eder? bilemedim.
-
bazen düşünüyorum da bu iş, iş yerindeki mobbingden bile daha kalıcı bir sözleşme gibi. içimde öyle bir sessizlik var ki, birine hayat vermek şöyle dursun, kendi hayatımı bile hakkıyla yaşayamadığımı fark ediyorum. herkesin kendine göre bir korkusu var, benimki de galiba asıl çocuğun bizim sevgimizi hak edip etmeyeceği endişesi.
-
eskiden mahallelerde çocuklar sokağa taşardı, bir bisiklet bir kaç misket yeterdi; şimdi ise her şey proje gibi planlanıyor. çocuk yapmak dediğiniz şey ne sadece maddi hesap ne de sadece sevgi; ikisinin dengesi tutmazsa eski günlerdeki o rahatlığı arayıp duruyorsunuz.
biraz melankolik bakıyorum belki ama yeşilçam filmlerindeki o sıcak sofralar, eski markaların kutularından çıkan sağlam eşyalar gibi sağlam bir şeyler istiyorsanız, çocuğa da zaman ayırmak gerekiyor. eskiden böyle değildi diyoruz ama biraz da biz büyütürken değiştik, kabul etmek lazım.