öncelikle şunu söyleyeyim, bu aralar milletçe ciddi bir uykusuzluk problemi yaşıyoruz. gecenin bir yarısı telefona sarılmış, sosyal medyada kayarken saatler aceleyle akıp gidiyor. kimi der ki 'melatonin kullan' kimi 'sıcak süt iç'; illa pozitif tarafını da görmek lazım, uykusuzluk bazen yaratıcılığı getiriyor, ev işleri için bence fevkalade bir zaman. ben on minnetle üç gece uyumadıktan sonra kalkıp hiç üşenmeden mutfak dolaplarını yerleştirdim. ama üç günden sonra iş değişir, insan entropisi artıyor: bir bakmışsınız sabaha karşı televizyonun önünde donakalmışsınız. o yüzden ben tavsiye ederim: akşam sekizden sonra kafeini kesin, uyumadan önce odayı havalandırın, saati kurcalamayın. eğer bu kadar yoğunsa derin bir doktora danışın; bilim insanını dinlemezseniz ertesi sabah herşey daha da karışık gelsin. bu yazdıklarımı bir de üşümeden, terlemeden, mikrop kapmadan deneyin.
(bkz:
gece uykum kaçtı)