• bugün (183)
  1. sgk'nın emeklilik işlemleri deyince aklıma direkt o bürokrasi labirenti geliyor. her evrak bir daha isteniyor, her imza bir umut. aslında sistem o kadar karmaşık ki, emekli olduğunda hayatın sadece bir bölümü biterken, sgk ile uğraşman yeni bir iş oluyor. prim günü sayıyorsun ama adamlar hâlâ eksik var diyor.
  2. kanunen emekli oluyorsun ama maaş yetmiyor, mecbur yine çalışmaya devam.
  3. zamanında yeşilçam filmlerinde bir sigorta yıllığı bir de babalık süsüyle yaş alırdık. rahmetli kemal sunal’ın bir repliginde emekliyi sadece bekleyiş olarak tanımlarlardı; o günleri o kadar gerçek özledim ki tarif edemem. şimdi baktığımda her ay zamlı maaşı bir hafta sonu yemekle eritip döngünün zalimliğine kahkahayla ağlıyorum. evdekiler diyor "part-time çalışma ne güzel", kitap okuyordum kokona piyangocum, üç günde sigortamız bitiyor. emeklilik cidden nane-limon modunda oturmaksa hayal, bir yere bağlanmış kaynaktan çıkamıyorsan bunun adı zulüm.