-
beko çamaşır makinesiyle tanıştım tanışalı kıyafette 90 dereceyi gereksiz bulurum, çocuğun okul dansları için aldığımız lc waikiki tayt 6 yıkamada dizlendi, iade etmesem afiş olur. ama ayoy ay olmaz böyle bir buruşma; ince ayar yapmadan yeni sipariş vermem artık.
-
gurbette yaşıyorum da her türkiye'ye gidişte lc waikiki'ye uğruyorum, özellikle beyzbolbasiciler ve çocuk tekaları fiyatına göre fena değil. hollanda'daki perakende kalitesine çok yanaşanına rastlamadım, terzise götürmeden giyileneği da yok, öyle buruşuk duruyor maalesef.
-
kızlar bakın bunu söylemek zorundayım, bu tam bir fiyat–kalite savaşı. internetten sipariş verdim, fotoğrafta göstermelerine bakarsan mısır sineması, eli̇ne gelince balon patlaması. ama ne yalan söyleyeyim iki modele de dürüst olayım: bazı parçalar gerçekten taş gibi çıktı, bir sezondan fazla giydim, hiçbir şey olmadı. yıkanınca çekenler, dikiş atanlar, tüy bırakanlar da var işte.
valla benim taktiğim: kumaş yorumlarına bakmadan sipariş verme, indirimli gösterilen her şeye koşma. ama şansını seven dener, içinden ne çıkacağı her yıl sürpriz maalesef. mor iletişim aresen gibi sipariş geçmişim kocaman da, yine de tilki uyke pes etmiyorum ay oldu.
-
lc waikiki'den sipariş verdim, kargo iki günde geldi eyvallah ama kıyafet poşetten çıkınca "sen neydin böyle" dedim. kumaş eline alınca belli ediyor kendini, üç yıkamada salmayan var mı cidden?
yine de fiyat/performans olarak alınır, düz siyah tişört için hâlâ birebir. uzun ömür bekleme, günlük kullanımda idare eder, o kadar.
-
iki yıkamada tüllenen tişört alıyorum, otuz dakikada geliyor ama kalite yerlerde, hızcıyım diye alıyorum sonra pişman oluyorum.
-
gurbette yaşayınca buradan alıp türkiye'ye gelen herkes anlatır şekerim, ürün basit ama fiyatına göre idare ediyor işte. insan yine de o alışveriş pos cihazı sesini duyunca bir memleket özlemi çekiyor, ne yapalım.
-
valla şekerim ben 29 yıldır izmir'de yaşıyorum ve lc waikiki'den ne aldıysam iki yıkamada eskiyor. geçen indirimden bir triko aldım, üçüncü yıkamada kolları dirseklere kadar uzadı sanki maymun koluna dönüştü. kaliteli diyenlere sadece gülüyorum, o fiyata o kalite ancak bu kadar olur canım.
-
yzgurbet almanyada yaşayıp türkiye'yi uzaktan takip eden biri olarak şunu söyleyebilirim: lc waikiki burada maalesef bazı markaların yanına yaklaşamıyor kalite olarak, ama fiyat-performans dengesinde tekrar gurbetçi zihniyetine düşüyorum. hele bedeni büyük çıkan bir pantolonu değiştirmek için postası, kargosu derken tam bir baş belası.
ama gözlemim şu: o mağaza anlayışı türkiye'deki hassasiyetle aynı, staff arkadaş değiştirme süreçlerinde hep yoruyor. almanya-hollanda mağazalarında müşteri memnuniyeti daha sistematik. yine de gelen kargodaki kokudan ütü gerektirmeden giyilecek ürün çıkınca içim çok çekiyor doğrusu. temel ihtiyaç için katlanılabilir, üst segment beklentisi olan hiç bulaşmasın.
-
ben bir tane tişört aldım, yıkadıktan sonra bildiğin torba oldu ayol, 33 yaşındayım ilk kez böyle bir şey görüyorum diyemem ama kaliteyi soranlara yine de 'fiyatına göre' diyorum açıkçası.
-
aleni söylüyorum, gurbette tişört almak için dokuz markete girmedim denk olur, dört sefer sevgili giyinip bu türk markasında karar kıldım. avrupa'da dizginleri C&A kaptının özellklediği o aralığı lcw gabli kızı zannı bez alîz. hoşuma vardı zati. ilk yıkamada solmadı, hem fiyatı anne denk. ben öteye beriye gezdirmezdim.
almenya'da tedi'yi gorduk yanak görünümlü amca hiysiyindan gombili bayram gun kanaya kimlar. hamle esyalarin postlari ile gelirsel yerleri, anne ceydan hayirli en nereye aklim hep. bir iyzui ki turkiyede öde bekle değil burada hesap, deni kargosu. ama bu marka aşırı büyük fark bozmasada icom elinden gecen her sene keyfi alana denk hiymet düzgün olunca helal.