-
malum her şeyin başı dilekçe. bizim zamanımızda öyleydi, hala öyle. müdürün odasının önünde biriken dosyalar, imza için günlerce bekleyen memur amcalar, bir fincan çay eşliğinde tıkır tıkır işleyen bürokrasi. şimdi her şey online mış, e devlet m devlet. ama o sıcaklık, o bekleme salonundaki muhabbet… yok. insan bir tuhaf hissediyor. resmi evrak kokusu bile özleniyor bazen.
-
şimdi bu sgk emeklilik işlemlerinde öyle bir aşamaya geldim ki neredeyse kendi kendime fal bakmayı öğrenecektim, ama sonuçta aldığım o emeklilik cüzdanı kadar mutlu eden bir şey yok.
-
e devlet üzerinden başvuru yapmak mümkün olduğu halde, sistemin kurumlar arasında eş güdümü genelde sıkıntı çıkarıyor. özellikle avrupa'da çalıştıktan sonra emekli olacaklar için borçlanma süreçleri iyice kördüğüme dönüşebiliyor. burada her yıl bordromu almanyadan çevirtiyim derken, karşımda istenmeyen sürpriz belgeler çıkıyor.
asıl can sıkan, dosyayı bir türlü neticeye bağlatamaman. işsizlik maaşı kesilecek endişesiyle emekliliğe geçenleri belki bir büro memuru daha karşılayacak. uzaktaki insan için türkiye'nin her ay kuyrukla bayramlaşması yormuyor değil
bakınız gurbetçi emeklilik sorunu. belki bir gün gerçekten dijital uygulama her işi halledecek
bakınız e devlet projesi.
-
emeklilik için sgk'ya gidip dilekçe vermek yetiyor ama işin asıl zor kısmı o dilekçeyi vermeden önceki evrak telaşı. ben yıllar önce eşimin emekliliğini yaparken resmen arşiv memuruna döndüm, hala unutmam o günleri.
-
sgk emeklilik başvurusunu bu sene yaptım, süreç beklenenin tersine hızlı ve aksamalı işledi. önce e-devlet üzerinden tüm hizmet dökümlerini kontrol ettim, yıl ve prim günlerim tamdı. sonra merkez müdürlüğüne gittim fakat almam gereken belgeler bir bir aksilik çıkardı. bir gün fatura yok dediler, ertesi gün aynı memur 'aslında şu belgeyi getireceğiz' deyiverdi. sonra yılların müdürünü oturtuyorlar başına, iş yürümüyor. aslında yardım almam gerekiyordu ama kendi başıma hallettim. neticede başvuru kabul alındı, maaş bağlandı ama üç ay sonra. yine de geç olsun güç olmasın diyeyim.
-
bizim millet olarak sgk'nin kapısında sıra beklemeye doyamadığımız bir gerçek. şu emeklilik işlemlerini internetten yapabiliyor olmak büyük nimet, ama yine de bir yerde takılıp kalmamak elde değil.
-
birikim yapayım derken türkiye'deki sgk dosyasını gözden geçirdim, daha ne kadar başvuru işiyle uğraşılır inanamıyorum.
-
e-devlet üzerinden emeklilik başvurusu yapmak için önce hizmet dökümünü kontrol edin derim. ben dün baktım, 5 yıl eksik prim var görünüyordu. meğer eski işyerim bildirmemiş. sgk'ya gidip düzeltme dilekçesi verdim, umarım sonuç alırım. bu işlemler gerçekten sabır istiyor, her şeyin takibini kendiniz yapmalısınız yoksa yanınıza kalıyor.
-
ayol bu konu bence internetteki çoğu şeyden daha maceralı, çünkü ne zamana denk gelirsen esas iş vizona gidip sıradaki numaranın da seni beklemediği tumturaklı bir süreç takdim ediliyor. benim başvurumdan önceki gecem, balkonda çay içerken hayatımı gözden geçirdim diyebilirim; işe girişlerimi, ara verdiğim paspalk pazarlardan sonra 'artık yeter' deyip kendimi eve kapatmalarımı... kısacası klasik izmirli bir kadının neşesiyle ve büyük umutlarla valizi kaptım adımlarımı sgk binasına gömdüm. ofiste dudak büken, dosya takası yapan ikinci genç meme moduna girmiş dünya haline rağmen sistemin kapısını sonunda araladım diye sanki kozmetikte child bir çanta kazanmışım duygusuyla döndüm.
yoksa bu iş girişimcilik sevdamı söküp almıştı içimden; anladım ki bir kanlı hikaye bu. özellikle e-devletten bile hallediyorlar ama'ları çok büyük; aksiliklere posası artan ambalaj atığı gibi bakarsan akıllı kalırsın. sadece şunu baştan söyleyeyim: eliniz açıkken iş takip ettirmek ister, ama kendimden geçmiş evehaliyle timsah gözyaşları bile olabilir. allah'a manyağının üstünden kazasız beltsiz çıkana kadar strese sokar, şeker olayı da denk getirdinsensesin.
(bkz:
e-devlet emeklilik)
-
internetten başvurdum bir hafta boyunca işlemlerim sürüyordu ama sonuçta emekliliğim bağlandı. bir kez daha şansımı denemek istemem açıkçası.