• bugün (191)
  1. evdeki arçelik makineyle aramız iyi değil açıkçası. 3 yıl oldu alalı, daha 2 kere servis gördü. susmuyor, sallanıyor, program sonu melodisini dinlemekten bıktım. tamam türk malı desteklenir de, bu kadar da gürültücü olmasın. geçen gün hollanda'daki arkadaşın makinesine baktım, premium bir sessizlik var. ayarlardan su tasarrufuna kadar her şeyi düşünmüşler. burada ise eğri duran halıyı düzeltmekten kendi progrdıbını kendin yazıyorsun adeta. yok illa arçelik alacağım diyorsanız, bari ertesi gün teslim edeni tercih edin ki cayma hakkınız olsun.

    (bkz: arçelik servis serüveni)
  2. o makinenin sesinde ayrı bir huzur vardı yemin ederim, düdüklü tencere tıslarken eski günlerde annemin makinesi utanmadan yıllarca ter dökerdi hatırlıyorum. şimdikiler tıkır tıkır çalışıyor ama bir kere bozulunca bir ömür gidiyor sanki ayağı taşa takılıvermiş gibi oluyor o güven de titreye titreye kalıyor işte. dayanıklıydı o eski çamaşır makineleri, çeyiz sandıklarından farksızlardı demek geliyor içimden bu yeni nesil mızküflü şeylerde o eski tat yok.