• bugün (183)
  1. o filmlerde insanlar pencereden bakıp derdine yanık bir türkü söylerdi, şimdi cama baksa ekranındaki yansımadan başka bir şey göremiyor. eski filmler bir dönemin ruhunu kasete sıkıştırmış, ne kadar şanslılar.
  2. gel zaman git zaman, uzak ülkelerde yaşarken perdedeki istanbul'un ışılgınını izleyince insan şair olur. orada insanlar üç katlı ahşap evlerde oturuyor, birbirlerine gelin gidiyorlar, samanlık seyran, asmalı mescit, şu topuklarından öpeyim, her şey birbirine bağlı. ama bugün telvinin karşısında geçiyorum, bizim gurbetlik o filmler gibi değil ki, bir yığın apartman, bir sürü tanıdık, herkes buz gibi. insan matemi de böyle olmuyor, ya da ben mi işçiliğin ehlini bilemiyorum, orada ne vardı bilmiyorum ama eski filmlerdeki manzara her şeyin çözümüymüş gibi geliyor, gariptir, özlenmeye değer bir ot gibi.