kedi mi köpek mi diye soruyorlar ya, benim cevabım hep değişiyor. kedi dersen, bağımsız, kendi derdinde, 'beni rahat bırak' havası var. kucağına gelir ama kafasına göre. istediğinde sevilirsin, istemediğinde tırmalarsın. köpek ise sadakat abidesi, 'efendim geldin mi' diye kapıda bekler. ama sorumluluğu da ağır, her gün yürüyüş, mama, ilgi. kozmetik ürünleri kıyaslar gibi değil ama kediler daha az bakım istiyor gibi, tüylerine takılmıyorsan tabi. yine de hangisi daha çok mutlu ediyor, orası tartışılır. benim tercihim aslında fırsatçılık: evde varsa köpek, sokakta kedi sevmek. ikisini de sevmek varken neden tek birine bağlanayım ki. neşeli bir karar, ikisi de ayrı güzel.
köpek dedi misin ömrün özetini veriyor. bankadaki krediyi ödersin, bir de bakarsın veteriner çıkınca ikinci kredi açmışın.
kediyle köpek arasında karar vermek, aslında evinizin enerjisini ölçmek gibi. dar bir sokakta oturuyorsanız kedinin sessiz varlığı daha huzurlu; geniş bir bahçeniz varsa köpeğin coşkusu evi şenlendiriyor. ben her ikisini de denedim, ama kedinin pencereden dışarıyı izleme hali bana şehir hayatını daha çok hatırlatıyor.