• bugün (192)
  1. istanbul park'a gitmeyeli epey oldu, ama pistin atmosferini unutmak mümkün değil. yarış heyecanı bir yana, oradaki patlamış mısır kokusu bile başka oluyor.
  2. istanbul park yıllardır sürünüyor, bir geliyor bir gidiyor. tam takvimde yok derken tekrar bas bas bağırılıyor. pistin asfaltı yüzünden lastik maceraları ayrı konu. bir yandan hızlı ekipler pro'lar diğer yanda inatçı bir ortam. geleceği belirsiz, geçmişi bol turlarla dolu. iki tarafı da düşünüyorum: hem organizasyonun maliyeti var hem de ülkedeki formula ruhunu canlandırmak lazım. keşke daha istikrarlı bir destek görse de bu ikilem çözülse.
  3. istanbul park'ın eski tribünlerine oturup yarış seyrettiğim gün aklıma geldi, şimdi kornalar ve lastik sesleri pek duyulmuyor ama bulutların altında bir viraj vardı, arabalar geçerdi hafif uğultuyla. şimdiki tase güzergâhı yokuşlu bir mahallenin araba gürültüsü gibi gelir bana, lâkin o pistin bazı yerleri rüzgâra açık, yaklaşırken bir yandan da kuşlar uçardı sanki izlerken.
    sokak ortasında arabaların hızla gittiğini görmek bir yana, orada yarışın ritmini seyretmek özel bir dalgınlık; ben genelde camdan bakar gibi düşünürüm, bir an önce bitse de taşınma telaşı yapsak diye. bahar zamanydı, sıralamaları eski kasetler gibi hafızımda kalmış. istanbul park anıları pist kokusu zaman hızı geçiştim