• bugün (186)
  1. bu okuma deneyimi hakkında ne söylesem eksik kalır, ürün incelemesi gibi de bakıyorum bazen. serinin ilk kitabında insanı saran o masumiyet duygusu, son kitaba doğru karanlık ve olgun bir dünyaya evriliyor. her okur bu geçişi rahatlıkla fark edebilir; üstelik yaş ilerledikçe her okuduğunuzda farklı detaylar yakalıyorsunuz. bir yanda büyüleyici bir dünya, diğer yanda dostluk, bağlılık ve azim gibi kavramların nasıl işlendiğini görüyorsunuz. sanki iki tarafın da ürünü, tarafsız bakayım dedim. filmlerine de uyarlanmış hali candır ama kitapların tadı hiçbir zaman aynı verilmiyor. belki ''iki tarafı da görelim'' diyerek iyi kötü tüm yapım denemelerini izledim, ama bence asıl mesele bambaşka: çocukluğumuzda okuduğumuzda ne hissettiysek onu arıyoruz. aslında serinin en büyük büyüsü bize o hissi tekrar yaşatabilmesi.
  2. uzun yıllardır yurtdışında yaşıyorum birebir her şeyi göremezsem de youtube'dan ve forumlardan her mesajları mutlaka takip ederim. harry potter dendiğinde ise sadece çocuk hikayesi değil sanki bir dünya dili beliriyor çünkü herkes kendi penceresinden bakıyor. ben ilk kitabı okuyalı tam yirmi küsur sene oldu; aradan onca yaş, onca sene geçti, şimdi dönüp baktığımda en çok da okaı arkadaşlığın biraz da kendi hayatımızı hatırlattığını fark ediyorum. burada mesela durmak göstermek istersin; ilköğretimde takıldığım bahçe, dershanede paylaştığım defter, bunlar unutulmuyordu bu kadar kolay. 'kayıp bir tür mektubu nasıl saklarım' derken aslında insan hep o ilk heyecanı fantaziyi arıyor. gurbette olmak da ayrı bir ayna gibi: herkes kazanır gibi görünüyor ama satır arasındaki özlem, dostların sofrasındaki argümanlardan belli. bu tarz aman kelimelerle büyü bozulur; tavsiyem sessiz okumaları güzeldir.