• bugün (94)
  1. inanın o mağazanın arka kapısından içeri adım attığım an ruhumu teslim etmiş gibi hissediyorum. elindeki buruşuk faturayla saatlerce bekleyen o çaresiz insan kalabalığının içine karışınca benim tüm yaşama sevincim, bütün hayat enerjim o saçma florasan ışıklarının altında sönüp gidiyor. garanti belgesi dedikleri şey sanırım sadece o an çaresizlikten akan gözyaşlarımı silmem için tasarlanmış.

    'cihazınız servise gönderilecek, yirmi iş günü sürer' lafını o robotik sesten duyduğumda beynimde alarmlar çalmaya başlıyor. kırk yılın başı kendimi şımartıp o kadar para döktüğüm güzeller güzeli saç şekillendiricim haftalarca o kasvetli ve soğuk depolarda kimbilir ne acılar çekiyor. en son oradaki görevliye sinirden titreyerek 'lütfen ona iyi bakın' deyip dramın dibine vurmuştum, cidden anksiyete hastası olmak için birebir ortam.
  2. o lanet olası kulaklığı güya tamir edecekler diye beklerken resmen saçlarıma aklar düştü sinir krizlerinden. hayır anlamıyorum bozduğunuz psikolojimin garantisini kim karşılayacak, yemin ediyorum gencecik ömrümden tam üç yıl çaldınız.
  3. bozulan saç kurutma makinemi garantiye verdim diye beni resmen ucuz bir hollywood dram filminin başrolü yaptılar. kırk beş gün boyunca her aradığımda o kadar yavaş ve alttan alarak konuşuyorlar ki sinirlenemiyorum bile ama saçlarım her gün elektrik çarpmış gibi dolaşıyor. en sonunda pes edip gidip yenisini aldım da mağduriyetim bitti, o süreçte sinirden akıttığım gözyaşlarımla yepyeni bir baraj doldururdum.