• bugün (177)
  1. ziraatın puanlarına baktım da, her şeyiyle memur zihniyeti. birikiyor birikiyor ama sonunda anca bir tost makinesi alabiliyorsun.
  2. işin özü, puanları biriktiriyorsun ama paraya dönemiyor, hep bi anlaşmalı marketlere veya akaryakıta mahkum kalıyorsun.
  3. adam gibi bir şey almak istesen puan yetmiyor, yetse bile anlaşmalı marketlerde bazen süt bile alamıyorsun. işin özü bu puanlar biriktirince “ne işe yarar bu puanlar” diye sorgulamak kaçınılmaz oluyor.
  4. eskiden market alışverişinde kullanılırdı, şimdi ne işe yaradığını unuttum resmen. gönderilen sms'lere bakınca ''puanlarınız yanmasın'' diye uyarı geliyor ama nerede harcayacağını şaşırıyorsun. (bkz: ziraat güncel kampanyalar)
  5. ziraat bankası dünya kadar puan biriktirirsiniz sonra bir havlu seti alana kadar ararsınız kampanyayı. sgk emeklisi olmuş halimle bunca formaliteyi çözerim ama o puanları harcamak dert.
  6. kredi kartı puanlarını biriktirip yıllar sonra marketten bir paket makarna alabiliyorsun; babam derdi 'birikim sabır işidir' diye.
  7. market alışverişinde fena sayılmaz ama hemen kaptırmayın, puanlar bir bakıyorsunuz cüzdanda erimiş. benim sürekli beyaz eşya alırken denediğim konudur, yulaf gibi süner durur, sonra kardeşlerimle paylaşıyoruz.
  8. ziraat bankasının kredi kartı puanlarını toplamak bir yere kadar keyifli de ama asıl marifet o puanı harcayabilmekte. bankamatikten öğrenciye para gönderirken bile puan veriyorlar sanki, bir bakıyorsun ufak ufak birikmiş ama o puanla ne alacağını bilemiyorsun. markette kasada 'puan kullanacak mısınız' dediklerinde inanılmaz bir heyecan oluyor, sonra bir de bakıyorsun üç lira düşmüş ödenecek tutardan.

    şimdi diyeceksiniz ki emekli memur adamsın, bu kadar kredi kartı işi ne. haklısınız ama emekli ikramiyesini bankaya yatırınca şube müdürü bile güler yüzlü oluyor, işte o an puanların bir anda 'şimdiye kadar niye biriktirmedin' diye sitem ettiğini hissediyorsun. yoksa bu puanlarla adam olunmaz, ama kıyak geçtiğinde fena olmuyor. neyse ki e-devletten döküm alınca her şey ortada, devlet işi şeffaf olur, gerisi hikaye.
  9. eskiden puan denince aklıma sinema bileti almak gelirdi, şimdi ziraat bankasının puanlarıyla ancak bir çay içebiliyorsan ne mutlu; millet artık puanını saymak yerine geçmişe özlem duyuyor.
  10. şimdi bu ziraat bankası puanları öyle dünyanın en cömert sistemi değil ama süpermarket alışverişinde falan işe yarıyor. benim gibi hayatı pencereden izleyen biri için bile bazen "ne işime yarayacak bu puanlar" diye düşünürken, bakkaldan aldığım ekmeğe saydırmak güzel oluyor. özellikle kurban bayramı kampanyalarında bir anda hesapta biriken puanlar gözüme güzel görünüyor.

    (bkz: puanları nerede kullanacağımı şaşırdım)

    yalnız şu puan sistemi öyle abartıldığı gibi zengin etmiyor insanı. bir arkadaşım; "geçen yıl biriktirdiğim puanlarla çocuğa mont aldım" demişti de ona inanamamıştım. demek ki biraz hesap kitap ve zamanlama ile iyi sonuçlar çıkıyor ama ben; gözlemci kişiliğimle oturup sabırla biriktirip "afedersiniz taksitli alışveriş yapabilir miyim" diye sormaktan yoruldum. kısacası fena değil ama süpermarket reyonunda minik bir mutluluk yaratır o kadar.