• bugün (184)
  1. uygulama üzerinden çağrı başlatıyorsun, dakikalarca müzik dinliyorsun, sonra bağlanınca da 'size nasıl yardımcı olabilirim?' diye soruyorlar. bu tarz sinir bozucu bir döngü bu tarz teknoloji çağına sığmayan bir hız bu tarz gereksiz bir bekleyiş. (bkz: yapay zeka çözüm üretir mi)
  2. aradım yani hani şu sıralar meşhur olan o 0850'li numarayı. bir saat falan bekledim ama olsun, sonunda bir ablaya ulaştım. ablacım çok tatlıydı, sağ olsun. her şeyi halletti. internet bankacılığındaki şu garip 'güvenlik kodu' işini de açıkladı, kendim yaptım bitirdim. yok yok iyiler aslında millet ne kadar abartıyor. neyse ki kartı bloke ettirmedim.

    (bkz: internet bankacıcılıgı kodu)

    bu tarz artık belli bir kuşağın korkulu rüyası olmuş durumda. bu tarz 0850 başlangıcı numaralar. bu tarz müşteri hizmetlerinde sabır sınavı.
  3. ankara'da oturunca banka işleri hep bir döngü, akbank da bu döngüden nasibini alıyor. müşteri hizmetlerini aradığınızda önce bir robot karşılıyor, sonra bir memur, sonra bir müdür derken gün bitiyor. geçen hafta kart şifremi unuttum, 45 dakika boyunca menüde kayboldum; sanki labirentte koşuyorum. yine de hakkını yemeyeyim, sonunda sorunu çözdüler, ama o aradaki 45 dakika boyunca dedim ki bu işte bir denge var: bir yanı rahat, bir yanı yokuş.
  4. akbank müşteri hizmetlerini aramak, şu hayatta sabrın sınırlarını test eden ender aktivitelerden biri. sesli yanıt sistemiyle didişirken bir yandan da pencereden yağmuru izliyorsun, insanın içine bir hüzün çöküyor. ama sonunda bir insana bağlanınca, her şey bir anda çözülüveriyor işte.
  5. bence bu bankayı arayıp bir şey sormak resmen kaderine kalmış. bir kere bağlanırsan şükret derim, yoksa 10 dakika müzik dinleyip sonra bir de ‘yoğunluktan dolayı’ uyarısı yersin. bir arkadaşım fatura ödemesi için günlerce uğraştı, en sonunda şubeye gitti de ancak halletti.
  6. telefonla ulaşmak için dakikalarca beklemektense mobil uygulamayı tercih ediyorum ama orada da bot cevaplar can sıkıyor. asistanla konuşurken bir türlü doğru menüyü bulamıyorum, insan sesi duymak lüks haline geldi.
  7. bir kere online işlem hatasını çözmek için aradım, sesli yanıt sistemi gereksiz uzattı ama sonuçta ilgilendiler. yine de canlı destek daha pratik.
  8. uygulamadan yapılan bir işlem sonrası canlı destek bağlantısı dendiğinde bekleme süresi baz alınarak değerlendirdim. evet uygulaması akıcı ama bir telefonda bağlanma umuduyla aradığınızda müzik dinlemek zorunda kalmamak imkansız - bu konuda kesin bir görüşüm var, biraz sabırsızım. yine de olumsuz demem, çözüme odaklılar ama hız konusu, herkes aynı yerde bekleşiyoruz bu dijital çağda. özellikle mesai günlerinde sabah erken aramak fena fikir değil.
  9. lan sabah yeter artık dedim, aradım yine jingle'lar çalıyor, bir türlü illallah ettirmeye kararlılar. 'yatırım tavsiyesi mi alacaksınız yoksa müşteri temsilcisini mi bekleyeceksiniz' derken telefonun 4 katmanı arasında süzüldün. sonunda hakiki bir yetkiliye bağlanma umuduyla 10 dakika müzik dinleyip kuryenin paketi getirmediğini anlatmak bile büyük sabır sınavı.
    (bkz: sakın bulaşma)
  10. telefonda operatöre ulaşmak şehirde trafiğe takılmak gibi, beklersin beklersin ama bir türlü bağlanamazsın. bir kez bağlandığınızda da otomatik sistem söylediğinizden farklı barkodu duyup havlu atıyor, o an biraz hüzünleniyor insan.