• bugün (177)
  1. kargom gelmedi diye üzülürken bir de bakıyorsun ki sevgilin başkasına kargo yollamış. işte o an anlıyorsun online alışverişin ne kadar masum olduğunu.
  2. insanı son derece hüzne boğan psikolojidir kendileri.
  3. aldatılmak aslında güvenin yazılımında bir buffer overflow hatası gibidir; bir kere açık oluşur sonra sistem yavaş yavaş çöker. yinede insan ilişkilerini güncellemek için yamayı beklemekten bıkmıyoruz.
  4. uzaktan türkiye'yi izlerken görüyorum, aldatmak da aldatılmak da çok yaygın. insan güvenince kolay kanıyor.
  5. insan önce kendini sorguluyor, acaba nerede hata yaptım diye kafanın içinde dönüp duruyor. sonra anlıyorsun ki bazen hata senden kaynaklanmaz, sadece tercih meselesidir.
  6. bir arkadaşım yaşadı çok üzüldüm ama sonra indirimdeki parfümü kaçırmamak için alışverişe daldı. tazminat gibi yani biraz kendini şımartmak iyi geliyor.
  7. bildirim gelince kalbin duruyor, ekranda bir isim görüyorsun ama yanlışlıkla açılan bir sohbet mi yoksa başka bir şey mi hemen analiz etmeye başlıyorsun. bence en hızlı öğrenme yöntemi bu olabilir.
    (bkz: sosyal medyada aldatma delili)
  8. uzaktan bakınca türkiye'deki aldatma hikayelerini duyunca insan ister istemez "ben orada olsam ne yapardım" diye düşünüyor. burada sadakat daha farklı işliyor sanki.
  9. aldatılma psikolojisi tam bir labirent, insan önce kendine soruyor 'ben mi yanlıştım?' diye sonra karşı tarafın savunmasına göre değişiyor her şey. ama şöyle bir gerçek var ki, ister siz aldatın ister aldatılın, sonuçta güven denen o ürünün hasarlandığını kabullenmek en zoru.
  10. bunu kim bilmez sanıyorsa, kendine denk gelen bir dünya vardır. bazen saniye gibi geçer ama içimde bir yaram kapanır mı bilmiyorum, insan yine de anlatınca hafifler.
    (bkz: adı kalsın yarasın)