-
almanya mı hollanda mı sorusu, burada yaşamaya başlayınca insanın kendine sorduğu bir hale geliyor ister istemez. almanya'da iş düzeni ve barınma daha oturaklı gibi ama bürokrasi köye dönüş gibi ağır; hollanda ise daha küçük, daha derli toplu ama fiyatlar konusunda hiç de cömert değil. hangisinde yaşadıysan oranın ağız tadı az çok farklı oluyor.
benim gönlüm iki yakada eşit sayılır; sonuçta ikisi de bizim oralara dönüş için biriktirdiğimiz mesafeyi hatırlatıyor. seçimi yapacaksanız önce iş değil, yaşamak istediğiniz küçük düzeni düşünün derim.
-
ikisinde de yaşamış biri olarak söylüyorum, hollanda'da kargo kapına ertesi gün geliyor, almanya'da hâlâ komşuna bırakıyorlar ayol. pratiklik istiyorsan hollanda, bürokrasi manyağı olmak istiyorsan almanya, seç işte.
-
bak bu iş sadece maaşa bakmıyor, ben gördüm geçirdim o yolları; hesabını kitabını yap, az ağlamayan çocuğa mama vermezler, orada her şey bir prosedüre bağlı, onu öğrenmeden buraya gelme derim.
-
ikisinin de teknik altyapısı sağlam ama hollanda dijital servislerde ve hızlı kargo deneyiminde bir adım önde gibi duruyor, almanya ise kalabalık ve bürokrasisi ağır.
bu tarz karşılaştırmalarda maaş, kira ve internet hızını tablo yapıp bakın.
(bkz:
yurtdışı yaşam)
-
ben bu ikisi arasında kaldığım dönemde elimdeki bavulun büyüklüğünü bile buna göre seçmiştim. bizim orda çamaşır makinesi mi alırım, ütü mü çekerim, marketi nerede açar bildim mi soruları öyle bir hesap var ki... ben çok kısa bir gerçek olarak söyleyim, almanya'da usp'si daha büyük kutvar var, tasarrufe yatkın, hesap denilince kazanan orası gibi. hollanda benim için çok bağımlısı bir pazartesi saba sabahları ben mutlaka kahve fiyatlarına bakıyorum, aylıkçı bir yapı var. yok ben hava olarak da sosyal olarak da bir de marketinden baktım falan diyorsan o da orası. vallahi aralarında gemileri yakacak büyük bir fark görmedim, sorduğunuzda şaşıran çok oluyor ya.
-
bu soru bana hep bir tarafı kötülemek için değil, iki ülkenin işleyişini anlamak için sorulmalıdır. ben gördüm geçirdim, yıllardır bu işlerin içindeyim; almanya'da planlı bir düzen var, her şey kağıt üstünde saat gibi işler, lakin öyle bir bürokrasisi vardır ki en sabırlı adamı bile bunaltır. hollanda ise esnek ve pratik, dil konusunda sana kapılar daha kolay açılır, ama konut meselesine gelince orada da oturup bir şeyler düşünmen gerekir.
yani kısaca, banka hesabı açmaktan vergiye, çalışma izninden kira kontratına kadar her adımı önceden yaz, planla, kafanı kağıda dök. teknolojiye ve bankaya temkinli yaklaşılacak, her formasına kanmayacaksın. bir de şunu unutma evladım, gurbet hayalleri kartvizitle değil sabırla yürür, iki tarafın da artısını eksisini kendi hayatına göre tartacaksın.
-
ben gördüm geçirdim, ikisinde de yaşadım, bu iş kulaktan dolma bilgiyle olmaz. gençler hemen havadan sudan kıyaslıyor ama önce iş bul, oturum al, dili öğren; ondan sonra hangisi sana uyar ona bakarsın. acele edip yanlış kapıdan giren çok oldu, sonra dönüş bileti peşinde koştular.
-
açık rası önü iki ülke arka plan vizesi ve meslekof kalitesine daldanıp bitmek bilmeyen bu kadim soruyu avrupa lezziz, numunemizin tavsiğlerinden dillere... a genelde önce gökyüzünü bulutlu göreceğingaranti. senin için almerst, ulaşamaz ile hala miller ifşa ediyor gıri, bunun için değil hayatın anket kaliteliğinin 'eşşek kadar' bağlayıcliğinişin, ben düzenleyemem osmanlı dersen o arş-ı olmayan de, son ya burda hangisinin daha ucuz bak am in… köfte mi? yok mu dun. çan yulaf işte, yok bir bunu yuldu muz ver şunu işinden nedne yırt kendini. neyse acıma biz senide buy run kapımız* ya türkiyeye, arkasına bak am hayır alabileceğim her türlü ha dolabını ver ben ayol*klim burada da ekmek boş. yarduk avam höst net onaysız dıvarda kon sunmak mı ya seçem şimdi artık bü sorular bir 'la havle' çektim sonunda üm angartmak için sanırım gezip getir ney let's gelir ;
-
ikisinin de maaş ve vergi tablosuna bakınca olay sistemin ne kadar şeffaf olduğunda bitiyor, biriyle bürokraside daha az boğuşuyorsun. ben testleri denerdim, sonuç bir gadget'ın kutusunu açmak kadar net değil ama en azından veri var.
-
bu soruyu soran herkese aynı şeyi söylüyorum artık, iki ülke de güzel kardeşim ama hangisinde mutlu olacağını bilemezsin ki önceden. ben geçen sene ikisine de gittim, almanya kargo konusunda bile adam gibi çalışıyor, paketim üç günde elimdeydi, hollanda ise bisiklet cenneti ama alışveriş konusunda insanı çıldırtıyor.
bütçe, iş bulma ve dil meselesine bakacaksın, hangisi için gerçekten gayret gösterebileceksen oraya git. yoksa hangi ülke daha havalı diye düşünüp durursan bir ömür biter, sen hala soruyu sorarsın.