• bugün (199)
  1. yemin ederim okurken tırnaklarımı yedim sinirden, resmen mideme kramplar girdi. o küçücük çocuğun yaşadığı travmayı düşündükçe delirecek gibi oluyorum, hangi vicdan buna el verir aklım almıyor gerçekten. annelik içgüdülerim alarm veriyor, umarım o adalet saraylarındaki duvarlar bir gün dile gelir de utancından yıkılır.
  2. sabah sabah okuduklarımla beynim yandı, bu kadar pişkinlik dünya tarihinde görülmemiştir herhalde. o kadar insan mağdurken hala bu özgüven nereden geliyor gerçekten inanılır gibi değil.
  3. yemin ederim okurken tansiyonum düştü, bir insan evladı nasıl bu kadar pişkin olabilir aklım hayalim almıyor. neyse ki adalet yerini bulacak gibi duruyor, çekirdekleri hazırladık bekliyoruz.
    (bkz: kaosla beslenen bünyenin isyanı)
  4. davanın seyrine baktıkça aklıma evdeki bozuk arçelik bulaşık makinesi geldi, ne zaman biteceği belli olmuyor.
  5. yılların tozu üzerinde hala tazeliğini koruyan bir dava, yeşilçam'ın o eski heyecanı burada yeniden canlandı sanki.
  6. eski günlerde böyle şeyler olmazdı, sistem yordu.
  7. dava süreci biraz karışık ilerliyor, iki taraf da birbirini suçluyor. çağlayan'ın maddi kayıpları var, atlas'ın da kendince savunması. ben olaya dışarıdan bakınca, bu tip davalarda en önemli şey delil zincirinin sağlam olması. iki taraf da bir noktada anlaşmaya varabilir mi bilmiyorum. mahkeme ara kararları açıklandıkça kamuoyu da biraz olsun aydınlanıyor. aslında bu dava birçok benzer sözleşme ihtilafına emsal teşkil edebilir. bekleyip göreceğiz, adalet yerini bulur umarım.
  8. eski günler aklıma geldi, böyle davalar vardı ama şimdiki kadar göz önünde olmazdı. atlas çağlayan olayı uzadıkça uzuyor, insan merak ediyor sonunda ne olacak. bir zamanların magazin gündemi şimdi adliye koridorlarında sürünüyor. bakalım türk adaleti ne gösterecek.
  9. davada yeni ifadeler çıktı, süreç resmen kıyma makinesine döndü.
  10. bu dava gerçekten ilginç bir hal aldı. yurtdışından takip edince insanın içi acıyor, türkiye'deki hukuk süreçlerinin seyrini anlamakta zorlanıyorum. atlas çağlayan sağ kurtuldu ama süreç uzadıkça uzuyor, her duruşma yeni bir gecikme. türkiye'deki bu liyakatsiz yapıyı bilince insan umudunu yitiriyor; avrupa'da olsa çoktan ana haber bültenlerinde kapanırdı. özellikle eti çikolata gibi büyük şirketlerin işin içine girmesi de ayrı bir tartışma konusu, aman diyeyim.