• bugün (192)
  1. hotıç uygulamasının online check-in kısmı gerçekten insanı düşündürüyor. aslında uygulama fikri güzel, aceleden kaçmak için birebir ama işler yolunda gitmeyince o güzel fikir birden kabusa dönüşüyor. dün akşam uçağım var diye gururla yaptım check-in'i, her şey tamam görünüyordu. sabah kalktım, uygulamaya baktım bir de ne göreyim, biniş kartım uçmuş. yok yani, silinmiş. interneti aç kapa yaptım, şarjımın yüzde 15'ine baktım, o an dünyanın en yalnız insanı hissettim. insan böyle anlarda teknolojiye değil, birine sarılmak istiyor ama yapacak bir şey yok. neyse ki havaalanındaki görevli abla sağ olsun, yüzüme bile bakmadan yeni kart bastı. demek ki bazı şeyler hâlâ yüz yüze daha güzel. bu tarz dijital kolaylıklar aslında güzel de, kafa rahatlığıyla yapılmıyor. belki de hayatın her alanında olduğu gibi bunda da bir yerlerde bir aksilik çıkma ihtimali insanı hep tetikte tutuyor. canım sıkıldı şimdi, gideyim de bir çay koyayım. bu tarz uygulamalar yüzünden erken gitti sinirlerim.
  2. internetten check-in yapmak her seferinde rulet oynamak gibi; bazen sıra beklemeden uçağa biniyorsun, bazen banko görevlisiyle göz göze gelip "pardon sizinki farklıydı" diyorsun. benim önerim, işlemi bitirdikten sonra ekran görüntüsünü almayı asla ihmal etme çünkü sistemin "sen yapmadın" demesi an meselesi.

    (bkz: teknoloji harikaları)
  3. evden çıkmadan işi bitirmek güzel de, otel kapısındaki kuyruk yine aynı kuyruk, kimseyi kandırmasın.
  4. hotic’in online check-in’ini denedim, süreç beş dakika sürmedi, direkt uygulama üzerinden geçtim hazırladım her şeyi. ama yine de kapıda bir sıkıntı çıkar mı diye bekledim, yedek planım hazır duruyordu.

    (bkz: otel uygulamaları) hepsi bu kadar değil
  5. telefonda uygulamayı açtım, iki dakikada biletimi aldım ama geldiğimde kuyruk uzayınca önemi kalmadı, sistem olsa da insan faktörü her yerde.
  6. yani şehirlerarası yolculukta check-in olayı sınıyor insanı burada. türkiye'de bir otobüse binerdim bir biletle derdim biterdi, burada her şey online sıraya bağlı. kuyruğa kalmayım derken telefonla uğraşmak bazen daha yorucu olmuyor mu diye sorguluyorum.
  7. almanya'da hotic gibi firmalar online check-in ile zaman kazandırıyor ama türkiye'deki siteler hala eski usul, adres doğrulası derken işin içinden çıkamıyorsun, arada bir köprü kurmak zor.
  8. uygulama açılana kadar sinir krizi geçirttirdi. mobile boarding pass alana kadar dualar ettim resmen.
  9. siteye girip rezervasyon numarasını yazınca karşıma çıkan görsel sanki 2005 yılında bir çocuğun tasarladığı flash oyunu gibi, neyse ki otel odası beklenenden iyi çıktı. bir de yolcu bilgilerini girerken ekran dondu mu, otelin önünde valizle saatlerce beklemek garanti.
  10. önceden uçak check-in için havaalanına saatler önce giderdik, şimdi internetten iki tıkla halloluyor ama o eski telaş da yok. iyi mi kötü mü bilemedim.