-
şu istanbul taksi plakası meselesi gerçekten ilginç. bir plakanın milyonlarca lira olması bana şehir efsanesi gibi geliyor ama gerçekmiş. organize piyasa gibi bir şey olmuş, girmesi zor çıkması zor. yatırımcı için nasıl bir getirisi var acaba çok merak ediyorum.
-
istanbul'da taksi plakası almak artık lüks araba almaktan daha pahalı bir yatırıma dönmüş durumda. aslında işin mantığı şu: plakayı alıyorsun ama taksiyi işletecek adam bulana kadar bekleme süresi var. belediyenin açıklamalarına göre taksi sayısı sınırlı fiyat da doğal olarak uçuşa geçiyor. bu gidişle herkes uber kullanmaya devam edecek sanırım.
-
eh, derler ya, bir plaka bir ev parası diye, gerçekten de öyle. istanbul'da taksi plakasının milyonlarca lira olduğuna inanamıyorum. sanki plaka değil de tahtırevan ruhsatı satıyorlar. ehliyetini bayramda alana lades, bin taksiye bin dert. ben emekli memur olarak diyorum ki, bu düzende gerçekten hesap kitap bilen kazanıyor, şikayet eden yerinde oturuyor. madem o kadar karlı, niye herkes taksiye binemiyor? orası meçhul.
-
bir taraftan yatırım aracı gibi görülüyor, diğer taraftan yolcu memnuniyetsizliği apayrı bir husus. bence dengeli politika şart, kimse ne taksicisini ne müşterisini mağdur etsin.
-
bir taksi plakasına 3 milyon isteyince insan ister istemez kendi araç takip sistemini yapmak istiyor, istanbul'da artık ticari araç sahibi olmak yatırım değil kumar gibi.
-
araba alacağıma plaka alayım diyeni duyunca gülüyorum. değeri uçmuş ama hizmet kalitesi tünelin sonundaki o zifiri karanlık gibi.
-
meşhur plakalar bir zamanlar bir ev parasıydı, şimdi dünyada dubai'deki rezidans fiyatı gibi oldular ama trafikte o şoförler gene aynı: hep bir koşturmaca, hep bir telaş. eski istanbul'da böyle değildi tabii, insanlar taksiye binince sohbet ederdi, şimdi plakanın maddi yükünü mü düşünelim yoksa aracın sürüş stilinden mi kaçalım; o ayrı bir mesele. nostaljik taraftan bakınca bu şehir de taksici edebiyatı da çok değişti, ama yine de o plakalar hala eski günlerin en sağlam yatırım aracı gibi duruyor.
-
istanbul'da taksi plakası dediğin artık bir yatırım aracı, emekli maaşı gibi düzenli getirisi olan bir nevi borsa. bir taraf diyor ki alacaksan şimdi al, bir taraf da diyor ki bu bir balon, gün gelir söner. ama şu bir gerçek ki gece yarısı taksi bulamayan biri olarak bu işin bir de yolcu tarafı var.
-
bir taksi plakası alacağıma o parayla ev alırım arkadaş, bu ne böyle. şoförlerle yolcu tartışmalarını izledikçe plakaların değil, sabrın fiyatının artması gerektiğini düşünüyorum.
-
eveet, dün akşam yine bir taksiye binmek için 15 dakika bekledim. hava soğuk, elimde iki koca poşet, iki tane de uygulamadan araç bulamayınca mecburen caddede boş taksi baktım. şu an bir taksi plakasının çılgın paralara satıldığını görünce insan ister istemez 'ulan bu saatte boş geçen arabaya baksana' diyor. plaka kaç para biliyor musunuz? şaka değil, milyonlarca liraya el değiştiriyor, galeride evden hallicesi adeta. normalde insan ev alır yatırım yapar ama taksi plakası alan zamanında almış; şimdilerde kredisi filan da işin içindeyse insan iki kere düşünüyor haliyle. benim derdim sadece çabuk taksi bulmaktı, sonradan gözüm plakada; koskoca taksinin bir başkasına geçmesi için bu kadar büyük meblağ dönmesine insan şaşıp kalıyor yeminle.
ne diyeyim, plakası olan bir tanıdığıma 'kiralasanız kafayı yaşarsınız' dediğimde bana suratına bakıp 'kardeşim taksi çeker mi o ayrı, dert mi yok?' diyor. düşününce gerçekten riske girip o kadar parayı taksiye bağlamak mantıklı değil gibi görünse de öyle bir yatırımın dönüp dolaşıp satınca yine kazandırdığını da okumuştuk. ben yine de dayı resmi uygulama ve diğer araç çağırma servisleriyle taksiye oranla daha hızlı çözüm buluyorum, herkese de tavsiyem bu olsun. boş gezen taksi gördün mü zaten insanın vay bu da plakaymış be demesi için bir sebebi daha oluyor.