-
gençler, izmir güzel ama her şey güllük gülistanlık değil, işini gücünü ayarlamadan kalkıp gelmeyin sakın.
-
ben yıllar önce taşındım izmire, o zamanlar bu kadar kalabalık değildi, şimdi herkes geliyor ama düzen değişti.
-
izmire taşınmak işte böyle bir şey şekerim, insan bir kere gidip yerleşince bir daha eski şehre dönmek istemiyor, hele o kordon boyu akşamları yok mu. bana sorarsan eskiden böyle değildi ama bu şehir yine de insana nefes aldırıyor, gözlerim doluyor yazarken.
-
off bu içimdeki taşınma heyecanı yine depreşti! bornova'da olsam şimdi kordon'da yürüyor olurdum. yalnız o güzel hayalleri kurarken kargo firmalarının depo yoğunluğunu da planla a canım, çünkü iki valizinle gelirsen kolilerin mudanya'da bekleyebilir. keyifli yine de, ben seviyorum bu şehri.
-
eskiden istanbul'dan izmir'e giden her insan sanki bir romanın son sayfasını çevirmiş gibi huzura ererdi, şimdi öyle mi ya. her yer apartman, her köşe avm, o eski izmir kokusu kalmamış. kordon'da yürürken bir zamanlar elinde simit satan amcaları hatırlar oldum.
gene de denizi var bu şehrin, o yetiyor insana. taşınmak isteyene derim ki, hayallerinizle gidin ama eskiden oraya gidenler gibi huzur bulacağınızı sanmayın, orada da sistem aynı sistem.
-
iki yıl önce denedik biz bunu, tüm beyaz eşyayı nakliyeye verdik ama arçelik servisini bir türlü eşleştiremedim yeni adresle.
yani demem o ki kolileri açmak ayrı dert, doktor ve market alışverişini baştan kurmak bambaşka bir dert.
-
eskiden bir şehre taşınmak ne güzel bir heyecandı, mahalle bakkalı seni tanırdı, komşu kapı çalardı. şimdi izmir'e taşınmak deyince aklıma hep kordon, boyoz, bir de o eski yeşilçam filmlerindeki vapur sahneleri geliyor. insan yaşı ilerleyince böyle kararları daha bir düşünüyor, çünkü taşınmak sadece valiz toplamak değil, koskoca bir geçmişi de yanına almak demek.
oraların rüzgarı insanı dinlendirir derler, doğrudur belki ama her güzel şeyin bir de kirası, bir de kalabalığı var. eskiden izmir daha sakindi diye anlatırlar, şimdi ne olduysa büyüdü, kalabalıklaştı, biraz da o masumiyetini kaybetti sanki. yine de insan bir kıyıya yerleşip denize karşı kahve içmeyi düşünmeden edemiyor.
-
izmir'e taşınmak ayol romantik bir film sahnesi gibi başlıyor ama gel gör ki hürriyet bulvarında trafik sana 'hoş geldin bebeğim' demeye başlayınca her şey değişiyor. yine de o imbat yüzüne vurduğunda gurbet acısı bir nebze hafifliyor.
-
eskiden izmir'e taşınan için bir yıkım gibi hayır demezlerdi; şimdi ise kalabalık, kirası ve trafiğiyle ayrı bir dert. bizim zamanımızda kemeraltı başka bakardı, kordon'da bank nedir bile nasip görmezdi insan. şimdi burnumda o eski koku, gözümün önünde o dingin sahiller...
(bkz:
eskiden böyle değildi)
fakat yine de atan kalp yaşı değil sevgide belli olur derler. izmir sevenin, hiç taşınmadığı hâlde içinde yaşadığı yaz aşkı gibi kalır.
-
izmire taşınmak demek valizi toplayıp o güzelim deniz kokusuna karışmak demek şekerim, ama gel gör ki o güneşin altında her gün ter atmak da ayrı bir dert, insan yine de o huzuru bırakamıyor.