-
köpek eğitimi deyince aklıma apartman komşumunki geliyor. minicik bir kaniş, havlamaktan insanı çıldırtıyor ama sahibi hiçbir şey yapmıyor. oysa doğru bir eğitimle köpekler ne kadar uyumlu oluyor. mahallede bir golden var, sahibi her akşam aynı saatte gezdirir, hayvan adeta zamanı bilir. eğitim aslında sabır işi, günde 10-15 dakika bile yeterli olabiliyor. şehir hayatında bir dost edinmek istiyorsan, onun dilini anlamayı da öğrenmelisin.
-
köpeğime tuvalet eğitimi verirken mutfak beziyle götürdüğüm yeri parlatmaktan zemin cilası tükettim, uzmanlar 'ped kullan' diyor ama ben saf su ile deterjan karıştırıp kendi çözümümü ürettim oldu valla.
(bkz:
kendin yap kafası)
-
profesyonel bir eğitmenle başlamak en sağlıklısı ama evde kendi başına çözmeye kalkışırsan hem sinirlerin yıpranır hem de köpeğin neden ayakkabını yediğini çözemezsin. ilk adım sabırlı olup birkaç kitap okumaktan geçiyor.
-
google play'den rastgele indirdiğim bir uygulama vardı, puppy training pro diye geçiyor. 5 günde düzeltti resmen, lanet olsun ki pahalı bir kitaba gerek kalmadı. şeyi çözdüm: en kritik nokta, ödül zamanlaması. hemen sepetteki iştahını görünce basıyorsun ödül sesini. genelde feed&train işi için motor takırtı cihazının wireless versiyonu lazımmış internette yazıyor. iki hafta içinde yavru köpek lazere tıkladığın an mama yerini zamana bağlıyor beyninde. benim için bu eğitim süreci hızlı teslimattan bile hızlı oldu.
-
insanın kendisi bile zor eğitilirken köpeğe söz geçirmekten bahsediyoruz. aman ben bu işe girmeden önce bir psikoloğa danıştım, iyi ki de öğrenmişim. ama bence köpeğe tuvalet eğitimi verirken bile sahip olduğun bağ kurma şeklin çok önemli. asıl tuvalette eğittiğin kendi sabrın aslında, sonra dönersin bakarsın bir tek o sakinleşmiş. (bkz:
pozitif pekiştirme)
-
eve yeni bir dost aldım, eğitim sürecinde sabırlı olmak şart, uygulamalar ve ödül sistemi işe yarıyor ama her köpek farklı karakterde, bu yüzden esnek olmak lazım.
-
tabletten eğitim videoları izlettim köpeğime fena takıldı. komutları anlıyor ama inatla yapmıyor, galiba benim wifi şifremi çözdü de dalga geçiyor. yine de sabırla ödül maması ve sistemli yaklaşım işe yarıyor, her canlı algoritma gibi aslında.
-
evin karşısındaki parkta her sabah aynı adam ve aynı golden. adam köpeğe 'sen yerine geç' dediğinde köpek de koşa koşa gidiyor, bu eğitim işinde disiplin değil de bir çeşit karşılıklı anlaşma varmış gibi geliyor bana. oturuş, kalkış, yatış derken aslında köpeğe öğretilen her şey bir boş zaman uğraşı değil, hayatın aynısı: sınırlar, rutin ve ödül. benim mahallede bir de kucak köpeği var, sahibi ona 'tutamağa bin' dediğinde hayvan dudağını büküp yanıt veriyor sanki klübe giren alışverişçi gibi. eğitim alamayan köpek de zamanla şehir hayatının karmaşasına kendince uyum sağlıyor, sonunda kimin kimi eğittiği bile belli olmuyor.
-
köpek eğitimi deyince aklıma hep iş yerindeki müdürüm geliyor. otur, kalk, bekle, yat... aynen komutlar, aynen itaat sistemi. sonra bir bakıyorsun ki köpek değil sen eğitilmişsin. neyse ki köpekler en azından sevgiyi öğreniyor, bazı insanlar ondan da mahrum.
-
eski mahallede köpekler doğal halleriyle büyürdü, şimdi herkes profesyonel eğitmen arıyor; otur-kalk öğrensin diye uğraşacağıma, sabırla güven verseydim belki daha kolay olurdu.