-
denim seçerken gramaj ve dikiş detaylarına bakmak lazım canlar, yoksa ilk yıkamada şekil değiştirip insanı üzüyor. ben teknolojiyle uğraşır gibi kumaş etiketini incelerim, %100 pamuk ve sıkı dokuma işareti iyi bir başlangıç.
-
mavi jeans alırken kumaşın esnemesine ve dikiş yerlerine mutlaka bakıyorum, internetten hiç kot almam bunlar gözümü tutmuyor. o jean pantolonlar sert duruşuyla olacak ama sırtına giydiğin gün ancak dans edebilmeli. yani kumaş %100 pamukla ezilmişlerden değil de çarşafa yatırılmış bir hissiyatı olmalı.
marka çok şey demek değil; net bir indirim ile mal kalitesizlik bastırılamaz. gidip mağazada pantolonu çevirip etikete bile güven olmaz; orada 5 dk hareket edip kötü kesim olduğunu düşür üstüne gidip üç gün giydikten sonra dizler şekilde balon olayı; ondan büyük hayal kırıklığı da bastım. çözümü basit: dikişleri bazı yerde gösterir misin "çift dikiş olaylara çukurca otur mu?" derler, ne kadar çift kat ve de atölye işi var tamam.
-
canım benim, mavi jeans alırken iyi bakmak lazım gözünün içine; kumaşı eline aldığında ne kadar sert ya da yumuşak olduğu, dikişlerinin düzgünlüğü her şeyi belli eder. online alışverişte bu iş biraz şans olsa da kargo elinize ulaşınca ilk iş o koku ve dokunuş her şeyi anlatıyor zaten. etikete fazla güvenmeyin, paradan değil kaliteden kısıldığı her yerden belli olur.
(bkz:
kumaş hakimiyeti ne demek)
-
jeans alırken önce etikete değil kumaşın ağırlığına bakıyorum arkadaşlar, 12 ons'uzsa makyaj malzemesi gibi, formaliteden denim. dikiş yerlerinde çift iğne kaçış olmaması lazım, fermuara bakacaksın yuki dişlerine, ucuz taklidi hemen belli eder. elinizi içinden geçirin, sert ama esnek bir his verecek; sökükse kodlama hatası vardır onda, uzak durun.
-
içini dışına çevirip dikiş hisleri açısından önce biraz oturun dizler çıkar mı anlarım. yine de yıkamada cılk çıkınca yargısız kalmak bu zanaattan bakmış yorum kumaşa dirlik şüphe duyulmam derim o yüzden sup ara kes gör lastik zevkte hikaye da el basar.
-
jeans alırken kumaşın gramajına ve dikişlerin sıklığına bakın, ucuz ürünlerde dikişler seyrek olur ve ilk yıkamada atar. ben devlet memuriyetinde yıllarca bu işleri inceledim, kaliteli kotun garantisi fermuarının da markalı olmasıdır.
-
mavi jeans kalitesini anlamak için ilk bakılacak yer dikişler ve kumaşın gramajı. kaliteli bir kot, eline aldığında ağırlığını hissettirir; fermuar ykk ya da benzeri bir markaysa bu zaten artı puan. etiketteki yıkama talimatı ve kumaş içeriği (pamuk oranı, elastan yüzdesi) doğrudan kalite göstergesi; %98 pamuk %2 elastan iyidir, çok fazla elastan varsa çabuk deforme olur.
ikinci olarak renk haslığına ve yıkama sonrası çekme durumuna bakmak lazım. gerçek indigo boya, birkaç yıkamada solmaz; soluyorsa ya boya kalitesizdir ya da taşlama işlemi abartılmıştır. benim deneyimimde mavi'nin 2010 öncesi serileri ile sonrası arasında bariz fark var, özellikle arka ceplerin iç astarı ve perçinler bile ucuzlamış. sipariş verirken online yorumlardaki 'kaç yıkama sonrası' notlarına mutlaka bakın, analitik gitmek lazım.
-
ben bu kot işini epey gördüm geçirdim evlat, söyleyeyim de kazıklanma. eline aldığın kotun dikiş yerlerine bakacaksın önce, tek çizgi düz gidiyorsa al, zig zag gibi oynaksa uzak dur. ceplerin içini çevir, astar kumaşı nasıl görünüyor bak, incecikse iki yıkamada parçalanır. bir de düğmelere tokluk testi yap, sağlam duruyorsa üç dört sene idare eder seni.
mavi marka fena değil ama her serisinde aynı kaliteyi tutturamıyor, bilesin. ben mecbur kalmadıkça mevsim ortasında almıyorum, girdi mi indirim çıkar, beklemek en doğrusu. bu ülkede akıl olmalı, yoksa banka hesabın erir gider, öğüt kardeşin de böyle söyler.
-
ben gördüm geçirdim şekerim, mavi jeans kalitesi en başta kumaşın elinde ağır durmasıyla anlaşılır, millet etikete bakıp aldanıyor. bi dikişlere bi de yıkama rengine dikkat et bakalım, iki seferde solan kot kot değildir anam.
(bkz:
kot alırken nelere bakılır)
-
ben bu konuyu görüyordum, kuzenim de eskiden askeriyeden çıkardı, şimdi ise tayt doldu çıkmadı marka. ama kaliteyi anlamanın yolu şu: dikiş izleri düzgün mü ona bakacaksın, fermuar sapıyormu sapmaya, kiminde orijinal etiketli olan ile birlikte çift iğnesi eğriyse anlıyorsun işte. eskiden kumaşa elin gittiğinde anlar dedim, şimdi anladın mı, hesabı iyi tut demişti bir vakit büyüklerim.