-
ofiste dedikodu yapılıyor diye üzülmeyin, asıl tehlikeli olan size gülüp arkanızdan konuşanlardır. çay molalarında kulak kabartmak yetmiyor artık, whatsapp gruplarını da takip etmek lazım.
-
içine kapanık biri olarak sadece dinliyorum, onlar konuştukça ben daha da sessizleşiyorum. bazen yok saymak en iyi çare.
-
dedikodu yapana cevap verme yok görmezden gel diyenlere inanma çünkü e-devlet şifreni bile çalacak kadar ileri giderler. en iyisi sessiz sedasız maaşı al kızağa yat.
(bkz:
hayatta hiçbir şey umursamama sanatı)
-
ofis dedikodusu denen şey bence resmi bir işten daha yorucu. yıllarca memuriyette gördüm; bir laf dolaşır, kime sorsan ben demedim der ama sonuç hep aynı yere çıkar. en iyisi susmak ve spot lambanın altında oturup onları izlemek
bu tarz bir strateji
hiç bulaşma derim, zaten zaman her şeyi yerli yerine koyar.
-
dedikoduya kulak kabartırsan tuzağa düşersin, hiç umursamazsan dışlanırsın. en güzeli japon balığı gibi davranıp duymaktan zevk almış gibi yapıp aklında tutmamak.
-
dedikodu yapacak insan boş iş yapıyordur diye düşünürüm ben. işine bak, saatini doldur, çık. bu tarz dedikodular bankacılıkta da işe yarardı, konuşmazsan seni sahneye koyarlar.
-
Baş etmeyeceksin sen de onlara katılacaksın .ddd.
-
cumartesi sabahı kahvemi alırken düşündüm de küçük mutfaktaki fısıltılar insanı upuzun pazar gününde tersten işletiyor. ben kulaklıkla 40 hz rilax diyorum herkes laf döndürsün, kimsenin gömleğine bulaşan ben olmayayım diye tek yol bu.
-
dedikodu yapanlarla aynı havayı solumak bile yoruyor insanı, en iyisi kulaklık takıp kendi işine bakmak. ne kadar duymazsan o kadar rahat ediyorsun.
-
bak evladım, 47 yaşındayım, bankacılıkta tüm entrikaları gördüm; en iyi yöntem kendi işine bakıp herkese eşit mesafede durmak. birisine sırrını söylersen zaten ertesi gün e-posta kutusunda dedikodular fışkırır.
(bkz:
teknolojik dinleme bile bu kadar etkili değil)