-
pegasus'a binmek tam bir macera; bilet fiyatlarına bakıp seviniyorsun ama sonra her şey için ekstra ücret çıkıyor. izmir'e giderken iki çanta ve bir abi yanıma alınca ekstra bagaj için servet ödedim, yine de gülümsemeye devam ediyorum. neyse ki koltuklar fena değil ve hostesler hep güler yüzlü; uçakta bir de kaptan anonsuyla izmir'e hoş geldiniz dedi mi şeker gibi oluyorum.
-
geçenlerde mecburiyetten bindim de, uçağa binerken bile insan kendini sorguluyor. ekstra her şey paralı, bavul desen parayla, su desen parayla, koltuğun rahatlığı da ayrı bir muamma. bir yerden bir yere gidiyorsun işte, o kadar, uçuş sonrası kendimi iş yerindeki o mobbing günlerinden birine dönmüş gibi hissediyorum, yorgunluk kat kat. insan biraz da olsa değer görmek istiyor ama neyse, ucuza gidene kadar böyle işte.
-
eskiden uçağa binmek bir ayrıcalıktı, şimdi otobüs bileti alır gibi tıklıyorsun. pegasus işte o ayrıcalığı birazcık halka indirdi ama koltuğa oturunca 'bacağımı nereye koyayım' diye düşünüyorsun.
-
pegasus ve düşük maliyet havayolu deyince içim biraz buruluyor, itiraf edeyim. bir uçak biletini kardeşimden kıskanan bir hayat mı var, değil ama sırf bir bavulu kucağa sığdırabilmek için sabahın köründe havalimanında ter döktüm. sanırsın uçmuyorum da içeriye sınav için gelmişim. bu adamlar bilette ucuza kandırıp her şeyi parayla satıyor, en sevdiğin tarafı bile bu; kanıksanıyor işte.
o engelli cümlelerim, o cezalarım hep bu yolcuların gürültüsü yüzünden şaştı; sanki benim suçum varmış gibi gerile gerile büttüm bir kaç kere. her kuruş için savaşıyorum sanki bu ruhuma biçilmiş bir kefaret. ama ne olursa olsun, tatilde bir kere anneme aldığım biletin armağan gibi gelişini hiç unutmam, o yüzden bu havayolundan da kindar kalamıyorum. galiba ucuza uçuş uğruna terk edilmişlerin bir temsiliyim, ya ben. bu senden biz yaratana.
-
uçuşu ucuz diye seviniyorsun ama bavul parası, koltuk seçimi, su bile eklenince fiyat thy'ye yaklaşıyor haberin olsun. ben denedim, söylüyorum: gerçekten ucuza uçmak istiyorsan sadece el bagajıyla git, yoksa o 'düşük maliyet' cebine hiç uğramıyor.
-
ben denedim söylüyorum, bu havayolu bilet fiyatı indirirken bagajı çantandan çekiyor ayol. bursalıyım ben çok da incelerim, tartıda fazla çıkan valiz bakıp fazla aldıysanız yüksek ceza ödüyorsunuz. yine de market pazar gibi alışmış bünye, 99 lira bilet var mı diye bakar mıyım sonra bavulu bu bize ağır geliyor.
-
buranın havaalanından kalkacaksın, elinde bir küçük valiz, yol boyu bavul parası ödüyorsun. avrupada yıllar geçirdim buna benzar bir düzeni bir de burada deneyen tek büyük havayolu dikkati çekiyor. izmir aktarmasında çay bile pahalı geliyor bazı akşamlar; oturacak yer dar, kabin kalitesi türkiye'ye uzaktan bakıyor. yine de firmalarla yarışması iyi bir iş, insan binince evinin o tarafta kalan rüzgârını duymuş olmak için bir nebze de olsa katlanıyor.
-
koltuğu bile parayla seçtirmeye çalışıyorlar ama insan yine de ucuz diye otobüs seferi gibi sorguasız atlıyor, ikisinin tek ortak noktası da bu aslında; para sıkışıklığı.
-
uçağa binerken her şey extra, koltuğum cam kenarı olsun derken hostes bakışlarıyla utandım resmen, keşke hiç kalkmasaydım yerimden.
-
yıllardır bu işlerle haşır neşir oldum getirdim geçirdim, genç arkadaş çoluk bunu bir ucuz görüyor anlamı kar vermiyor kavrıyorlar tavsiyem söyle yazayım elif durumasında iyi okuyun pegasus'a bineceksen arkadaş cebinde monte sanki garibanmış gibi bakışı bile uygarlıyor bende gördüydüm o anları.
öyle bilet fiyatı ucuz diye valarbar dolu atladın mı korkma, bavul ücreti oturma seçimi yemek hepsi toplan taca şaşırtıtılıyor bunları on eksiğide hesaba kattın işte o zaman o fiyat pegasus şerbeti oluveriyor. öğren y oldu. yine de param yoksa çocuklarında tatile modun varsa varınca tarzı acele et aç trene de zul olmadın siz kyoto taklidi yapamazsınız çaktırmayın. aklımdasınız kucağı çıkar sonra avel avel kervansaray yapın. teknoloji sit birşey söyleyim numaram var telefon bilmem teknoloji mühendislerine uçusu kural güvenliği filan tarafsız; bakkal hesabı, sık masraf dededen torbanı alp ver yani. sıra olduk, uçak da söktürüldü. ben binmiyorum geçen yirmi yılda bindim iki defa onun yerine bak bladan anladım boş yatırım siz kazan bilet davası.