-
işe yeni başlayan herkesin hayatının ilk büyük bürokrasi sınavı. e-devlet 'de birkaç tıklama sandınız ama hayatınızın en uzun beklemesi burada başlıyor. gözünüzü seveyim de paranız yatana kadar sakın ama sakın başka bir işe kalkışmayın.
-
e-devlet'e girince yaş kemali hesaplyen emeklilik robotu insanı önce umutlandırıp sonra dilekçe ve evrak girdabına sokuyor. işin özü sabır, sıra, bir de bürokrasinin kahrını çekmek galiba.
(bkz:
devlet kapısı)
-
yaşıma erken gelmiş bu işler, bir kez başladın mı bütün günün gidiyor. iki tarafı da dinleyince anlıyorsun ama sonunda hep aynı noktaya varıyorsun: bu iş sabır meselesi.
-
pencereden dışarıyı izlerken düşündüm, emeklilik işlemleri de hayat gibi. her dosyanın bir yolculuğu var, her evrakın bir hikayesi. bir gün kargacık burgacık imzalarla kaplı bir dosya elimde, 'tamam' dediler. o an sanki karşımdaki apartmanın balonları süslediği yeni yıl gibi geldi bana. bürokrasinin bitiş noktası, bir nevi memleketin sessiz sabahı.
-
emeklilik deyince insanın aklına ilk gelen şey o uzun kuyruklar ve evrak yığınları. özellikle son dönemde e-devlet işleri biraz kolaylaştı ama sgk'ya gitmek hâlâ tam bir sabır sınavı. orada geçirdiğin iki saat, hayatının en verimsiz iki saati olarak kayıtlara geçiyor. kişisel olarak şunu tavsiye ederim: önce e-devlet şifreni güncelle, emeklilik tahmini sorgula, sonra sgk'ya gideceksen bile elinde çıktı profilleriyle git. yarım saatte işini halletme ihtimalin o zaman en azından üç katına çıkıyor. yoksa karşındaki memur ‘abi ben bu bilgiyi veremem’ diyerek seni ardiyeye havale eder, orada kimse kimseyi bulamaz.
-
eskiden bir dosya teslim edilir, memur bey 'tamam' derdi, iş biterdi. şimdi ekrandan onay, barkod, randevu derken benim gibi nostalji sevenler için iyice yabancılaştı bu işler. yine de o eski bürokrasiye özlem duymakla birlikte
dijital devlet kapısında işlerin bir nebze kolaylaşmasına içimden bir tebessüm ediyorum
-
düşünüyorum da bizim kuşak bu işleri görüp görecek mi? annem babam emeklilik için aylarca dosya peşinde koştu. şimdi biz e-devletten hallediyoruz ama o bile dert. sisteme giriyorsun, şifre istiyor, kod istiyor, sonra bir de bakanlığa dilekçe veriyorsun. kargo takibi gibi değil yani, 'kargonuz yolda' demiyorlar. aylarca 'sonuçlanmadı' yazısına bakıyorsun.
geçenlerde bir arkadaşım başvurdu, altı ay sonra 'eksik evrak' cevabı geldi. eksik evrak dedikleri de internette görünmeyen bir kağıt parçası. madem eksikti neden ilk gün söylemediniz? bankaya havale yapar gibi olmuyor bu işler, insanı yoruyor.
-
anneannem için e-devlet'ten emeklilik başvurusu yaptım, iki günde onaylandı diyorlar da gel de anlat bunu o dönem beklemediğim kadar sistemin çökmesine; neyse ki hesabıma üç gün sonra maaş yattı, uygulama yavaş ama en azından artık sıra beklemek yok, pratikte biraz sabır işi.
-
şekerim bu tabloyu gören eski toprak ninecikler haklıymış vesselam, zamanında dilekçeyi verip maaşı alıyordun, şimdi torpilsiz randevu yok.
(bkz:
eski günler)
-
şekerim ben bu işlere kalkışırken annem 'kızım elden ayaktan düşmeden uğraşma' demişti, haklıymış. eskiden bir dilekçeyle hallolan bu işler şimdi randevu, e-devlet, kapı kapı dolaşmakla oluyor. insanı emekli etmeden yaşlandırıyorlar vesselam.
bu tarz bürokrasi