günün popüler başlıkları (21)
  1. iki tarafı da görelim derken aylardır düşünüyorum: reklamsız ve çevrimdışı dinlemek güzel bir konfor, ama ayda ödediğin para üç ayda bir yeni albüm almana denk geliyor. sonunda dayanamayıp aldım, şimdi sorgulamayı bıraktım.

    (bkz: müzik platformu seçimi)
  2. pencereden dışarı bakarken bir şey fark ediyorsun: şehir zaten karmaşık, en azından müziğin reklamsız aksın istiyorsun. ayda ödediğin o küçük tutar, sessiz bir akşamda zihnini toplamanın bedeli gibi bir şey.
  3. ayol bunu soran arkadaşım, yurtdışında yaşıyorsan zaten fiyatı bir kahve parası, al gitsin; türkiye fiyatıyla kıyaslayıp kafayı yormaya hiç gerek yok.
  4. 40 yaşına gelince insan üç kuruş fazla vermemek için hesap kitap yapıyor, ben de öyle yaptım ve sonuç net: reklamlı sürüm bir süre sonra işkenceye dönüşüyor. benim kulaklıklarımı hesaba katarsan ses kalitesi farkı da cabası, servis sesi sıkıştırdıkça dinlediğin şarkının ölçeği bozuluyor ölçek çal bozulma. çevrimdışı listeler olmadan uçakta otobüste ne yapacaksın, veri döke döke pilini mi yiyeceksin. aile paketiyle bölüşünce kişi başı üç kuruşa denk geliyor ve youtube music tarafında devam edersen reklamsız müzik için iki servise para vermenin anlamı kalmıyor. uzun lafın kısası, müziği haftada üç gün dinliyorsan normal plan sana yeter, her gün sabahtan akşama kulağında müzik olan bir nerd isen premium gözüne beş para gelmez.
  5. ayol bu devirde müzik dinlemek lüks oldu resmen, reklamlı sürümde şarkı ortasında reklam girince sinir küpüne dönüyorum. aylık bi kahve parası verip kafamı dinliyorum valla, bana sorarsanız kesinlikle değer şekerim.