-
gidiyorsun, orta boy bir kahveye neredeyse asgari ücretin yarısını veriyorsun. üstelik türkiye'deki kahve kalitesi avrupa'dakiyle aynı mı, ona da şüpheliyim. e, bir de üstüne millet kuyruk oluyor. bence şikayet edenlerin hepsi haklı, ben olsam evde filtre kahve yapar içerim, hem cebim yanmaz hem de sinirim bozulmaz.
-
starbucks'ta içtiğim kahve bir anda otuz liradan altmış liraya fırladı. eski günlerde bir filtre kahve içip saatlerce oturuyorduk şimdi üstüne kredi çekiyoruz.
-
starbucks türkiye fiyatları her yıl düzenli olarak tavan yapıyor. geçen yıl orta boy bir latte alırken 40 liraya dert yanan bugün 70 liraya şaşırıyor. uygulama üzerinden kahve ısmarlamak neredeyse mecburi hale geldi; zira mağazada sıra olurken uygulamaya zam gelmiş bile olabiliyor.
-
türk kahvesi 80 lira olunca insan ister istemez düşünüyor, bir yudumda eve ekmek götürmek arasında ince bir çizgi var. orta boy latte alırken gözünün yaşına bakmıyorlar vesselam.
-
evet ayol her zamanki gibi yine bindik bir gidiyoruz ara sıra bir kahve keyfi yapalım diyorsun ama kasadaki rakamı görünce oturup bir daha düşünüyorum. geçen o meşhur karamelli soğuk kahvelerinden söyledim bereket versin ki boyu da küçülmüş ama fiyatı inanılmaz şişmiş. amerika'da tıp öğrencisi olsam yine aynı paraydı herhalde diye düşünmeden edemiyorum.
-
bir zamanlar lüks bir kahve keyfiydi, şimdi gidip oturmak için bile bütçe ayırmak gerekiyor. fiyatlar uçunca insan ister istemez ''ulan ben bunu evde de yaparım'' diyor.
-
starbucks'ta bir kahve neredeyse asgari ücretin yüzde birine dayandı, eski zamanlarda bir kahveyle saatlerce otururduk şimdi yudumlarken acıtıyor. fiyat performans olarak evde filtre kahve içmek daha mantıklı, bir de o eski samimi ortam nerede.
bkz eski starbucks günleri ve
bkz kahve fiyatları uçtu.
-
bir kahveye bu parayı vermek bana artık içimdekini dökememek kadar acı geliyor, trenden inip de o sıcak ortama girmek eski bir terapiydi ama artık pahalı bir terapi oldu.
-
dün işten çıkarken bir kahve alayım dedim, siparişe bakınca gözlerime inanamadım. bir filtre kahve neredeyse günlük yemeğim kadar oldu. orada sırada beklerken düşündüm, ben bu paranın yarısına evde üç fincan kahve yaparım ya. ama ne yapayım, kendime ödül vermek istedim azıcık, içimdeki kırgınlığı öyle bir kahvelik iyilikle bastırmaya çalışıyorum.
aslında şikayetim tamamen fiyat da değil, ilginç olan şu: herkes normal hayatında pazarlık yapıyor, kredisine bakıyor; ama burada gençler çekinmeden o parayı veriyor. belki de benim anlamadığım bir şeyler vardır. iş yerinde zaten mobbing'den kafam kazan gibi oldu, bir de bu kahve fiyatını görünce daha da üzüldüm. yine de içimden dedim ki, dünyanın derdi büyük, benim dertlerim küçük kalıyor. yarın yine gider miyim bilinmez, ama bir cart latte içmeden de olmuyor işte. fiyatı görüp biraz iç geçirsem de kendime iyi geliyor.
-
yıllardır teknoloji ürünlerinde fiyat performans analizi yaparım, bir içeceğin fiyatı ekmekle yarışır hale geldiğinde artık orada biraz durup düşünmek lazım. orta boy filtre kahveye vereceğiniz parayla evde french press alabilir, binlerce kez kullanabilirsiniz. ama milkshakelerine düşman değiliz; haftada bir kendimizi ödüllendirmek iyidir, onu da bozmamak lazım.