-
sütaş denince aklıma hep o klasik reklamlar gelir ama işin özünde kalite var, özellikle yoğurtları tam kıvamında olur. sütlerini de içiyorum, olsun o kadar da teknoloji meraklısı olarak diyeyim ki hijyen paketlemesi falan gerçekten başarılı, viski içer gibi (elbette değil) değil ama bir asil duruşu var. doğuya taşra illerine gönderiyorum ablama, memnuniyetten söz ediyor.
-
eskiden yoğurdun kaymağını görünce insanın içi ısınırdı, şimdi ambalajlar şık ama tadı o eski memleket yoğurdunu aratıyor, yine de süt konusunda en güvenilirlerden.
-
zamanında çocukken evimize giren tek marka sütaş'tı, şimdi raflarda onlarca alternatif var ama yine de tadı ve kıvamı bana hep annemi hatırlatıyor. içine kapanık biri olarak dışarı da az çıkarım, o yüzden kahvaltıda bir bardak süt ve bir kase yoğurt; günümün en huzurlu tarafı diyebilirim.
(bkz:
bir bardak sütün huzuru)
-
süt fiyatlarına bakınca sütaş'ın fiyatı bir nebze makul ama kalite konusunda da soru işaretleri var. banka zmir olsun e-devlet olsun böyle kurumlarda hep işime geldiği gibi bir yer var, sütaş'ta da var herhalde. son kullanma tarihini geçmek üzere olanları marketlerde ucuza dağıtıyorlar, ben birkaç kere böyle aldım, tadı tam normal değildi. ben yine de inek besleyene güvenmeye devam ediyorum ama son kullanma tarihinin dibine kadar yaşayan bu ürünleri alırken iki kere düşünün.
-
yıllardır arçelik buzdolabımda saklıyorum ve bozulma oranı neredeyse sıfır, süt kalitesi gerçekten stabil. kargo ambalajı da bir gadget gibi titizce tasarlanmış, raf ömrü testlerinde beni hiç yanıltmadı.
-
raf önünde durup içerik etiketini satır satır okuyan biri olarak söylüyorum, sütaş'ın standartları çoğu zaman tutarlı.
yine de her üründe aynı hassasiyet var mı diye bakmak lazım, teknoloji gibi bunun da sürüm notlarını okumak ister insan.