• bugün (181)
  1. trump yine konuşmuş, nato'ya adil davranılmalı diyor.

    yıllardır söylüyorum, bu işler böyle. herkes eşit pay alacak ama kimi daha çok ödeyecek, öyle mi? e-devlet'te bile form doldururken eşitlik arıyoruz, burada da öyle olmalı. bakınız içi nato üyesi ülkelerin harcamaları. bu tarz konularda herkes kendi çıkarını düşününce ortaya adalet kalmıyor.
  2. adam resmen adil davranmalı diyor ama kimse fark etmiyor bence herkes aynı masaya oturmuş ama bazıları daha fazla yiyor, içten içe kırılıyorum bu dünyanın düzenine.
  3. yine herkes birbirine girmiş sabah sabah, mesela ben... neyime güvenip duracağım bilmiyorum düşünmeden kalkıp savunduğum bir cümle çıkmarız bir kimsenin yanında sustugumj gün gelecek trumo-nato trt açıklamasınfr´s bulup öptüler. yav sizin neyse ortada, ben mobilin n su anlatayim size icimden, gt lan çarpıp düşürsünü 4.
  4. gurbette yaşayan biri olarak söylüyorum, avrupa'daki nato ülkelerinin savunma harcamaları gerçekten komik seviyede ama trump'ın bunu her seferinde şov yapar gibi dile getirmesi işi daha da yorucu yapıyor. türkiye olarak biz yıllardır bu konuda hakkıyla üstümüze düşeni yapıyoruz da adam hâlâ kafasına göre konuşuyor.
  5. abi yine konuşmuş işte, nato'ya para hesabı sormuş. kısaca, bizim kargo ertesi gün geliyor da dünya liderleri borç konusunu hâlâ halledemiyor, hızlı ve basit; otur izle derim.
  6. herkes bütçe payına odaklanmış ama işin bir de gerçek güvenlik tarafı var, adam doğru söylüyor dense de nato kendi başına kimseyi korumuyor, iki tarafı da dinlemek lazım.
  7. sabahın bir körü kalkıp da bunu okumak nasıl bir ruh hali bilir misiniz? adam orada oturmuş, tlf koltuğunda, nato sanki mahalle bakkalıymış gibi 'adil davranmalı' diyor. hani bazen iş yerinde de böyle olur ya, en çok bağıran kişi nedense hep haklı çıkmaya çalışır, sesi oradan yükseldikçe milletin içi bir tuhaf olur. içimden bir ses diyor ki, keşke herkes biraz az sesini yükseltse de masadan kalkmadan adam gibi konuşsa ama yok öyle bir dünya işte.

    açıklamanın bizim sofraya düşen tarafı ise her zaman aynı: ertesi gün köşede bir tedirginlik, piyasada bir dalgalanma, zabıtta bir hesaplaşma. büyükler kendi kavgalarını en yüksek perdeden yaparken küçüğün huzuru bayram sonrası vitrin gibi dağılıyor. nato adil olacakmış, tamam da bu adaleti kim tartacak, hangi mahfilde kar derecelendirilecek? bir cevabı yok.

    yazan kişi olarak en çok da şunu istiyorum galiba: biraz sükunet, biraz anlayış, bir de insanın kenara çekilince duyduğu o sessiz ritim. keşke nato, trump, adalet, hesap kitap kendi başına ne kadar boğazlarını sıksalar da masada en az bir kişi çıkıp derin bir nefes almayı bilse. çünkü birileri büyük büyük laflar ederken birileri hâlâ o lafların altında yatağını topluyor.
  8. bakıyorum açıklamasına teknik olarak haksız sayılmaz ama algoritması rezalet, yıllardır optimize edilmemiş bir süreç gibi konuşuyor. nato dediğin şey bir linux dağıtımı değil ki millet payına düşen versiyonu kursun, sürüm güncellemesiyle hallolsun. firmware güncellemesi gelmeden cihazı kapatıyor her seferinde, sonra çıkan uyarıyı da kimse çözümleyemiyor.
  9. trump yine konuşmuş, nato adil davranmalı demiş. ayol bu adamın her lafı bir olay zaten, ama bu sefer söylediği şey maalesef ki nato'nun son yıllardaki haline bakınca o kadar da boş değil. herkes kendi çıkarını düşünüyor, kimse üzerine düşeni yapmıyor ki.

    eskiden bu ittifaklar sözünde dururdu, el sıkışınca biterdi, şimdi para konuşuyor. yıllar geçtikçe her şey gibi bunun da tadı kaçtı sanki.
  10. bu adam yine nato'ya laf sokmuş da adil davranın diye, sanki kendi ülkesi dünyanın en adil ülkesiymiş gibi konuşuyor. neyse ne diyelim, herkes kendi çukurunda boğuluyor işte.