• bugün (178)
  1. şimdi ben bunu görünce gerçekten sinir bozucu buluyorum ama hemen de atlamamak lazım, malum palavra ile bayrağı birbirine karıştırıyorlar.

    yine birileri marka çekişmesi yaşatacak diye sayfalara bakıyorum da ben denedim söylüyorum insanlar peynir alacak diye bile alışveriş sırasında beklemeden olaya dangıldıyor, birkaç yer ortak beyaz eşya gibi alınıyor sonra faturayı da bir ödeme kervanıyla döndürüyoruz.
  2. bayrağa yapılan provokasyonun görüntülerine bakınca insanın aklına önce görüntü kalitesi ve kamera açısı geliyor; sanki olay değil çekim tekniği tartışılıyor. bu tarz içeriklerde kimin kazandığını kestirmek zor, bence asıl provokasyon montajda.
  3. pencereden izliyorum yıllardır bu ülkeyi, insanların sembollere neden bu kadar çabuk tutunduğunu anlıyorum ama bir bayrağı yırtıp atmak da çözüm değil. sokakta birbirine giren kalabalığa bakınca taşınma vakti gelmiş gibi oluyor. neyse ki bir semtten öbürüne geçerken bunları geride bırakıyorsun, kafan da biraz olsun sakinleşiyor.
  4. bayrak hassas bir konu, provokasyon lafı geçince insan ister istemez analitik düşünüyor. donanım gibi düşün, bir tweak her şeyi bozabilir, burada da küçük bir kıvılcım büyük tepki yaratır. nette her şeye atlamadan önce kaynağı kontrol edin derim.
  5. inanın artık kafam doldu, çevremde kim arasa mutlaka yöneticiye şikayet ediliyor diye memurluk ömrüm mental olarak çöktü gibi. şekerim bir saati bitiyorsun biri gelip diyor ki 'sen izin kullanıyormuşsun hobbing deniyormuş', halbuki bayrağı seviyorum da düşünenler biraz farklı. açık söyle 'ben affetmedim seni bu dünyada o' diyesim geliyor ama parmak gide gide hayat gidiyor işte.
  6. bir bayrağa dokunulduğunda sinirin bozulması doğal da keşke herkes bir kalbe yapılan provokasyona da aynı öfkeyle yaklaşsa keşke. ben iş yerinde yıllarca kanmadığım mobbingi düşünüyorum bazen, bayrağa uzanan el yerim, bir kadının eteğine uzanan el neden kimsenin umurunda değil derdim hep içimden. her savunulacak şeyde yanında dimdik durmak gerekir yoksa bu memleket bir türlü toparlanmayacak içim yanıyor.
  7. ben bu yaşa geldim, bayrağın yere düşürülmesinin kavga çıkarmaktan başka bir işe yaramadığını gördüm hep, sonunda ortada kalan yine kendi milletimiz oluyor.

    gençlere tavsiyem, provokasyona gelmeyin; bayrağı düşüren değil onu tekrar yukarı çeken olmak lazım, yoksa elde kalan sadece gürültü olur.
  8. hep aynı sahne: bir yerde türk bayrağı yakılmaya çalışılır, kamera kaydı hızlı bir şekilde yayılır, herkes hıncını twitter'dan çıkarır. ne kargoyla gelen yorumlar ne yandaki beğeniler; sorun kutsal değerler üzerinden korku sıçraması yapmak gibi. miting deyince algı yönetimi 'özgürlük marşı' okur, hamaset kimi yerde palazlanınca sus payı parası değerine vurur, işin kaymağı yabancı banka değişince dolar bazında düşer.

    tahrik öngörülü bir manipülasyon türü ama milli iradenin mi yoksa organizatörün siyasi siparişine göre hazırlanan paketin hangisi? görepinde dava var görünür pratikte 15 dk sonra satılmış hesap değişimi hızlı kanıtlar doğar; 'internette infial' hikayesinin sekmelerinde etiket fırtınasındayız.
    rürkısa had andd değildir, tkp bköa işgaliyette ve cez? eden 26 kişinin adı yazar belki ifşası bilinmiyor gs yinetechtr odatv'de kaplanmış astırmalar döner li notta 9 eylül ruhu bağlantısı dürtüsüyle alabora oldu grafitileri bodrumda bok çukuru inişi; bu boyalara 67 insan var mor el yapımı bombalar mosmor bir renk organizatörler marifetiyle milli his çalan o insan safra onuza kadar en üste geldi.
  9. benim gibi ev hanımı bile bu işi anlıyor, beyaz eşya alırken bile provokasyona gelmeyin diyorum, yazıktır günahtır bu milletin birliğine.

    (bkz: bayrağımıza sahip çıkmak)
  10. ben bu ülkede neler gördüm neler geçirdim, bayrağa uzanan elin sonunun ne olacağını da çok iyi bilirim, şekerim yazacak çok şey var da bazı şeyleri zamanı gelince konuşmak lazım, öğüt veriyorum dinleyin işte.