• bugün (174)
  1. kanada göçmenlik deyince benim içim açılıyor, anlatayım canım. puan sistemi falan diyorlar ya, sanki online alışverişte kupon toplar gibi, her şey puana bağlı. ingilizcen var mı, yaşın kaç, iş deneyimin ne... bir bakmışsın bütün hayatın excel tablosuna dönmüş, satır satır puanlanmış.

    ama işin güzel tarafı şu, bazen her şey istediğin gibi gider, bazen de kargonun el değiştirmesi gibi sürprizlerle dolu. benim tavsiyem, başvuru yapmadan önce iki kere düşün, bi kere de uyku tutmayan gecede kontrol et. zira 'e-devlet' gibi, hani hatası olur da sonra can sıkar, tamam mı?
    (bkz: kanada göçmenlik süreci)
  2. kanada uykusunu hep içimde taşıyorum. buradaki iş stresinden kaçınca kendimi ormandan kuzeye akan derelerin yanında düşünürken buluyorum; sakin insanlar, pazar akşamları vedalaşmaymış gibi sessiz. sırf o sessizlik için bile insan hayatını değiştirebilir.

    puanlama sistemine girip başvuru yapmak bir yandan geleceğe atılmış kocaman bir 'ben'im demek. kaliksiz dakikaların hayalini burada ofisin sunumları yerine geçemez, masamızdaki mobbing bitmeden akşama kalmayı becermek zor geliyor. gidebilmek biraz sabır, biraz şans. kalsam herhangi bir gün yine darson treninde gibi hissedecek miyim diye düşünmemek elde değil; o ofisten bakan gözler tanımıyor olmak çok güzel olurdu.